Son Dakika :
istanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
istanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

PKK'lılar Yunanistan Sınırında Kıstırıldı

Gönderen: Unknown on 1 Mart 2012 Perşembe | 03:48



Haklarında terör örgütü üyesi oldukları gerekçesiyle yakalama kararı çıkartılan kapatılan Demokratik Toplum Partisi'nin (DTP) eski Gebze İlçe Başkanı M.K (32) , Elazığ Üniversitesi Kimya Bölümü 4'ncü sınıf öğrencisi K.Y (24), Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yoğun Bakım Ünitesi'nde Anestezi görevlisi olarak çalışan ve Ocak ayında görevinden istifa eden F.B. (29) ile Metal Teknolojisi Öğretmeni H.K., yasadışı yollarla Yunanistan'a kaçmak isterken sınır devriyeleri tarafından yakalandı.

İddiaya göre, İstanbul'da anlaştıkları bir kişiye, kişi başı bin Euro veren örgüt üyeleri otobüsle Edirne'ye geldiler. Örgüt üyeleri Pazarkule Sınır Kapısı yakınlarından Yunanistan'a geçmek isterken sınır devriyeleri tarafından yakalandıktan sonra Edirne İl Jandarma Komutanlığı'na teslim edildi.

Jandarmanın yaptığı araştırmada M.K., K.Y. ve F.B.'nin terör örgütü PKK üyesi oldukları gerekçesiyle arandıkları belirlendi. H.K. ise hakkında arama ve yakalama kaydı olmadığı için tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Şahıslar Jandarmadaki ifadelerini ardından Edirne Adliyesi'ne sevk edildi.



Başbakan'dan Kanal İstanbul Talimatı



Kanal istanbul için süreç hızlı ilerleyecek. Açıklama İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'tan geldi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Şubat ayında Türkiye’de göreve başlayan Kanada Büyükelçisi John Holmes’u Saraçhane’deki makamında kabul etti.

Topbaş, görüşmenin ardından gazetecilerin Kanal İstanbul ile ilgili sorularını yanıtladı. Topbaş, Kanal İstanbul’un Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı önemli 2023 vizyon projelerinden biri olduğunu kaydetti.

Topbaş, " Dünyanın ilgisini çeken bir proje. Sayın Başbakanımız da projenin daha kısa sürede bitirilmesi konusunda çalışmaları başlattı. Sayın Başbakanımız, Sayın Ulaştırma Bakanımız bir değerlendirme yaptı. Şu anda projelendirme çalışmaları yapılmakta. Hızlı bir şekilde de toparlanması isteniyor " dedi.

İSTANBUL DEĞER KAZANACAK

Başbakan Erdoğan’ın her konuda hedefe hızlı varma gibi bir isteği olduğunu kaydeden Topbaş, " Aynı şekilde üçüncü köprüyle ilgili Sayın bakanımıza verdiği talimat da böyle. Çok kısa sürede tamamlanmasını arzu etmekte. Bunlar İstanbul’a katkı sağlayacak çok önemli projelerdir. Ciddi anlamda da ekonomik bir hareketlilik getirecek Türkiye için de İstanbul için de. Getirileri de oldukça yüksek. Bu çalışmaları yaparken de, bölgenin ekolojisine, su havzalarına, orman alanlarına çok dikkat ederek uygulama yapılacak. Çalışmalar devam ediyor " dedi.

Hamile Kadın Hırsızlıktan Yakalandı



İstanbul'da, 'kontrole gelmiş' numarası yaparak içerisinde rahatça dolaştığı hastanelerden hırsızlık yaptığı iddia edilen 5 aylık hamile M.A., suç ortağı V.Y. ile birlikte gözaltına alındı. Zanlıların hastaneden yaptığı hırsızlık, güvenlik kameralarınca saniye saniye görüntülendi. M.A. ile V.Y.'nin hastanede rahatça gezindiği görüntülerde, danışmadaki görevliye ait çantanın çalınma anı da yer alıyor.

Polise başvuran D.E. isim kadın, doğum için gittiği Gaziosmanpaşa'daki bir hastanede çantasının çalındığını belirterek şikayetçi oldu. Bakırköy'de bir hastanede çalışan H.A. ise bankonun önüne bıraktığı çantasının çalındığını söyledi. Polisin her iki olaylarla ilgili başlattığı soruşturmada güvenlik kamera görüntülerinin incelenmesi sonucu hırsızlıkların biri kadın iki kişi tarafından gerçekleştirildiği belirlendi. Kamera görüntülerinde hamile olduğu için rahatça içeride dolaşan kadın ile yanındaki erkeğin, hırsızlığı yapan kişiler olduğu tespit edildi.

Asayiş Şube Müdürlüğü Yankesicilik Dolandırıcılık Büro Amirliği ekiplerince yürütülen çalışmalarda zanlılardan birinin daha önceden 34 kez polise geliş kaydı bulunan V.Y. olduğu belirlendi. V.Y. ile suç ortağı M.A. aynı güven timlerinin operasyonuyla gözaltına alındı. Otomobilde yapılan aramada H.A.'nın çalınan çantası bulundu.

Yankesicilik ve Dolandırıcılık Büro Amirliği tarafından yapılan soruşturmada zanlılardan M.A.'nın 5 aylık hamile olduğu ve kontrol için geldiğini belirttiği hastanelerde rahatça dolaşabildiği belirlendi.

Polisteki işlemleri tamamlandıktan sonra adliyeye çıkarılan M.A. ile V.Y. tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Ünlü Modacıya Fuhuş Gözaltısı



Uluslararası göçmen kaçakçılığı yapan bir şebekeyi 6 aydır takip eden Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, dün tespit ettiği adreslere operasyon düzenledi. Baskında aralarında ünlü modacı R.R’nin de bulunduğu 5’ i yabancı uyruklu 10 kişiyi gözaltına aldı. Bu kişilerin üzerlerinde ve bulundukları adreslerde yapılan aramalarda, sahte kimlik ve pasaport yapımında kullanılan malzemeler ele geçirildi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde yapılan sorgulamada şebekenin Ukrayna, Rusya ve Azerbaycan’dan defile için gelen genç kızlara fuhuş yaptırdığı ortaya çıktı. Defilenin ardından modellerin pasaportlarına el konulduğu ve "Sizler Türkiye’de güzel yerlerde çalışacaksınız. İyi model olacaksınız. Ancak bu işlerin bir karşılığı var " denilerek fuhuşa zorladıkları belirtildi.



Kar Tatili Olan İl ve İlçeler

Gönderen: Unknown on 28 Şubat 2012 Salı | 20:53



Zonguldak merkezde ilk ve orta dereceli okullar kar nedeniyle 1 gün tatil edildi.

Zonguldak Valiliğinden yapılan açıklamada, devam eden yoğun kar yağışının ulaşımı olumsuz etkilemesinden dolayı il merkezi, bağlı belde ve köylerdeki okul öncesi eğitim kurumları, ilköğretim ve ortaöğretim kurumları ile özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde eğitime bugün ara verilmesinin kararlaştırıldığı bildirildi.

BURSA VE KÜTAHYA'DA EĞİTİME ARA VERİLDİ

Kar yağışı ve tipi nedeniyle Bursa'nın Harmancık ve Büyükorhan ile Kütahya'nın Simav ve Gediz ilçelerinde eğitime bir gün ara verildi.

Bursa'nın Harmancık ilçesinde ilköğretim okulları ve liseler, Büyükorhan'da ise ilköğretim okulları yoğun kar yağışı nedeniyle kaymakamlık kararıyla bugün tatil edildi.

Kar yağışının ilçe merkezlerinde 25 santimetreye ulaştığı, yüksek kesimlerde ise 60 santimetreyi bulduğu bildirildi. Bu ilçelere bağlı birçok köy ile de ulaşımını sağlanamadığı belirtildi.

Simav Kaymakamı Yüksel Ünal yaptığı açıklamada, dün akşam başlayan kar yağışı ve tipinin ilçede ulaşımı olumsuz etkilediğini söyledi. İlçe Hıfzıssıhha Kurulu toplantısında, olumsuz hava koşullarıyla ilgili alınacak önlemlerin görüşüldüğünü ifade eden Ünal, ilçe merkezi, belde ve köylerde okul öncesi eğitim kurumları, ilköğretim ve ortaöğretim okulları, özel eğitim kurumları ve yaygın eğitim kurumlarında eğitime bugün ara verildiğini kaydetti.

Gediz Kaymakamı İsmail Çorumlu ise ilçede ilk ve orta dereceli okullar ile yaygın eğitim kurumlarında eğitime bir gün ara verildiğini bildirdi.



Meteoroloji'den yoğun kar yağışı uyarısı!



Türkiye genelinde yağış görülecek. Hava sıcaklığının batı bölgelerde 8 ila 10 derece azalacağı tahmin ediliyor. Ankara'da kar yağışının öğle saatlerinden itibaren kuvvetlenerek özellikle öğleden sonra ve akşam saatlerinde etkili olması bekleniyor.

Kira Geliri Olmayanı da Panikleten Mektup!



Star'ın haberine göre; Maliye Bakanlığı, yeni sistem çerçevesinde, bankalardan ve PTT aracılığı ile ‘kira’ adı altında yapılan tüm bilgileri topladı. Bu bilgiler ışığında da tam 1 milyon 200 bin vatandaşa ‘kira verginizi ödeyin’ mektubu gönderildi. Ancak sistemin yeni olması ve banka kayıtlarında da bazı hataların olması nedeniyle, kira geliri elde etmeyenlere de mektup gitti. Kira geliri elde etmediği halde, mektup alan vatandaşlar ise adeta vergi idarelerine akın etti. Konuyla ilgili olarak Maliye Bakanlığı’na günde en az 100 şikayetin geldiği bildirildi.

Nedeni yanlış işaretlenen havaleler

Kira geliri elde etmeyenlere de Maliye tarafından mektup gönderilmesinde, banka kayıtlarının düzenli olmaması etkili oldu. Örneğin, önceki yıllarda kira geliri elde eden ancak evini satan kişiler de, halen kira geliri elde ediyormuş gibi kayıtlarda yer aldı. Yine havale yaparken, yanlışlıkla kira şıkkını işaretleyen vatandaşlar da kira geliri elde eden ev sahibi olarak kayıtlara işlendi.

Bu çerçevede, bazı velilerin de üniversitede okuyan çocuklarına harçlık gönderirken, kira şıkkını işaretledikleri ve bu nedenle harçlıkların da kira geliri olarak kayıtlara geçtiği belirlendi.

Maliye: Kimse paniğe kapılmasın

Maliye Bakanlığı kaynakları, kira geliri elde etmediği halde mektup gönderilen vatandaşların paniğe kapılmasına gerek olmadığını belirterek, bu kişilerin bilgilerinin sistemde düzeltileceğini bildirdiler. Kira geliri elde etmediği halde mektup olan vatandaşların, vergi idarelerine giderek bilgilerini düzelttirebileceğini hatırlatan Maliye yetkilileri, kira geliri elde etmediği halde mektup gönderilen kişilerin bilgilerin sistemden silineceğini kaydettiler.

TEK TUŞLA ÖDENECEK


Yaşlılara evde kira vergisi hizmeti Vergi gelirlerini artırmak için 1.2 milyon ev sahibine mektup gönderen Maliye Bakanlığı, kira vergisindeki beyannamelerin teslim edilmesi noktasında da bazı kolaylıklar getirdi. Kolaylıklar arasında yaşlı ev sahiplerinin beyannamelerinin evlerde alınması da var. Mevcut durumda, ev sahipleri ikametlerinin bulunduğu ilçedeki vergi dairelerine, beyanname verebiliyor. Yeni sistemde ise, beyanname için ikamet şartı aranmayacak. Örneğin, İstanbul’da ikamet eden bir mükellef, Ankara veya İzmir’deki vergi dairelerinden de beyannamesini teslim edebilecek.

Tek tuşla beyanname imkanı Ayrıca aynı mükellef İstanbul’daki herhangi bir vergi dairesinden de beyannamesini verebilecek. Söz konusu düzenleme yurt dışında bulunan ev sahiplerine de büyük kolaylık sağlayacak. Yurt dışında bulunan ev sahipleri de, internet üzerinden tek tuşla, beyannamesini verebilecek. Yine aynı ev sahibi, kira vergisini internet üzerinden ödeyebilecek. Bir çok ev sahibinin yaşlı olduğuna dikkate alan Maliye Bakanlığı, hasta ve yaşlılara evde vergi hizmeti de vermeye hazırlanıyor. Buna göre, vergi iletişim merkezine başvurarak, yardım isteyen yaşlı ev sahiplerine, Maliye ekipleri evlerine giderek kira gelirleri ve beyannameler hakkında bilgi verecek.


Asena'ya Silahlı Tehdit



İstanbul'da üç gece program yapan oryantal-şarkıcı Asena'nın sahneye çıktığı gece kulubüne gelen 4 kişi, iddiaya göre kapıda güvenlikle tartıştı.

TEHDİT EDİLDİ

Rezervasyonları olmayan şüpheli kişiler "Asena ile görülecek hesabımız var" diyerek kulise girmek istedi. Ortalık karışınca mekan çalışanları da güvenliğe destek olmak için dışarı çıktı. Bu arada şüphelilerin üzerlerinde silah olduğu dikkat çekti. Güvenlik ve mekan çalışanlarının çabasıyla uzaklaştırılan bu kişilerin "Yine görüşeceğiz. Bu iş burada bitmedi" diyerek tehdit savurdukları öne sürüldü.

SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU

Ünlü dansçının mekanın güvenlikçileri tarafından yakın korumaya alındığı öğrenildi. Büyük korku yaşayan Asena, soluğu savcılıkta aldı ve suç duyurusunda bulundu. Ünlü oryantal daha sonra işlemlerin hızlı yürümesi için dilekçesini avukatı aracılığıyla polise sundu.

Gece kulübünün kamera kayıtlarını alan polis ekipleri şüpheli 4 kişinin kimliklerini belirlemeye çalışıyor.

Yolcu otobüsü devrildi: 28 yaralı



İstanbul'dan Giresun'a giden şehirlerarası yolcu otobüsünün Alucra ilçesinde devrilmesi sonucu, 28 kişi yaralandı.Güngören Hançer yönetimindeki 34 VY 7639 plakalı şehirlerarası yolcu otobüsü, Peksimet Mahallesi'nde direksiyon hakimiyetinin kaybolması sonucu devrildi.Kazada, araçta bulunanlardan İbrahim Gülal, Ebru Tok, Elif ve Dürdane Yağcıoğlu, Arife Bostancı, Mehtap Aslan, Özlem Akyüz, Derya Ayyıldız, Çiğdem Akgün, Cihan Başkan, Sümeyye Tosun, Havva Doruk, Yücel Yıldırım, Güler Gök, Merve Ertürk, Ezgi Osmanoğulları, Mesut Türkseven, Şaban Beyazkılınç, Ganimet Bacacı, Yüksel Yıldırım, Semih Karabalık, Tuba Yılmaz, Ülkiye Pekdemir, Ünzile Fındık, Haşim Yılmaz, Tolga Sorhan, Zekiye Kızılkaya ve Çiğdem Özalp yaralandı.Yaralılardan Güler Gök ve Zekiye Kızılkaya Kelkit Devlet Hastanesi, Mehtap Aslan ve Yüksel Yıldırım Trabzon Devlet Hastanesi, Şaban Beyazkılınç Erzincan Devlet Hastanesi, Ganimet Bacacı, Gümüşhane Devlet Hastanesine sevk edilirken, diğer yaralılar Alucra Devlet Hastanesine kaldırıldı.AA

Erdoğan'ın muhasebecilik yaptığı şirket



Coşkun Et Yönetim Kurulu üyesi Hanefi Coşkun, kariyerinde pek bilinmemesine karşın Erdoğan'ın bir dönem Coşkun Et'te muhasebeci olarak çalıştığını söyledi.

Başbakan Tayyip Erdoğan'ın, muhasebecilik yaparak geçimini sağladığı dönem Marketing Türkiye dergisinin mart ayı sayısına konu oldu.

Coşkun Et Yönetim Kurulu üyesi Hanefi Coşkun, dergiye verdiği söyleşide, Erdoğan'ın kariyerinde yaygın olarak bilinmeyen bu döneme işaret etti. Coşkun, Erdoğan'ın bir dönem Coşkun Et'te muhasebeci olarak çalıştığını söyledi.

Coşkun'un açıklamaları Marketing Türkiye dergisinde mart ayında yayımlanacak. Marketing Türkiye Genel Yayın Yönetmeni ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Günseli Özen Ocakoğlu, zaman gazetesinde yayımlanan (27 Şubat 2012) yazısında, Coşkun'la yapılan söyleşiye de "Başbakan'ın kimsenin bilmediği özel sektör deneyimi nereden?" başlıklı bir bölüm ayırdı. Ocakoğlu'nun yazısında, Erdoğan'ın iş hayatındaki kariyerine ilişkin açıklamaya yer verilen bölüm şöyle:

Başbakan'ın kimsenin bilmediği özel sektör deneyimi nereden?

"Marketing Türkiye'den Ferruh Altun, marka söyleşileri kapsamında 1 Mart'ta yayınlanmak üzere Coşkun Et Yönetim Kurulu Üyesi Hanefi Coşkun ile konuşmuş. Konuşmanın bir yerinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, bir dönem kurumlarında muhasebeci olarak çalıştığını söylemiş. Başbakan'ın kariyerindeki bu enstantaneden şahsen haberim yoktu. Bir politikacı olarak halkın beklentilerini bu kadar doğru anlamasının gerisinde mutlaka yaşamının pek çok aşamasında doğrudan halka dokunmuş olması var diye düşünüyorum."

Kemal Coşkun askerken Erdoğan'a yarım maaş gönderdi

2010 yılında Türkiye'nin en büyük ikinci 500 şirketi arasına giren Coşkun Et'in, kırmızı et piyasasında yaklaşık 40 yıllık bir geçmişi bulunuyor. 1975 yılında Bayburtlu Kemal Coşkun tarafından kurulan şirketin İstanbul ve Afyonkarahisar'da 5 bin büyükbaş hayvan kapasiteli besi çiftlikleri bulunuyor.

Kemal Coşkun, Erdoğan'ın, gençlik yıllarında yanında muhasebecilik yaptığını, yaklaşık 5 yıl önce Yavuz Donat'a söylemişti.

Donat'ın Sabah gazetesinde "Bayburt Kaplanları" başlığıyla yayımlanan (7 Temmuz 2007) başlıklı yazısının ilgili bölümü şöyle:

"Bayburtlular 'birbirlerine çok tutkun.'

Ve nereye giderlerse gitsinler 'Bayburt'tan kopamıyorlar.'

Kars Kalesi'nde (Kale Park) yemek yiyorduk.

Kemal Coşkun'la (72) tanıştık.

11 yaşında 'gurbete' çıkmış.

'Hamallıktan' başlamış, bugün 'yüzlerce çalışanı var, et kombinası var.'

'Coşkun Sucukları'nın sahibi.

Yazları 2-3 ay 'dinlenmeye Bayburt'a geliyor.'

Tayyip bey gençlik yıllarında Kemal Coşkun'un muhasebecisiymiş.

Birlikte Kasımpaşa-Merkez Camii'nde namaz kılarlarmış.

Günün birinde Tayyip bey askere gitmiş.

Kemal bey her ay 'yarı maaşını' yollarmış.

Tayyip bey sormuş:

- Benim bir talebim yok, mecbur da değilsin, niçin gönderiyorsun?

- Allah'tan korktuğum için... Askeri nasıl parasız bırakırım?

Bu 'olayı' Bayburt'ta anlattılar.

Kemal Coşkun'a 'doğru mu' diye sorduk.

Utandı, yüzü kızardı 'böyle şey konuşulmaz, günahtır' dedi."

MİLLİYET

İstanbul'un Barajları Doldu

Gönderen: Maykıl on 27 Şubat 2012 Pazartesi | 17:13



İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerinden derlediği bilgiye göre, kar ve yağmur yağışı, içme suyu havzalarına ''bereket'' olarak yansıyor.

Kış mevsiminin başladığı ilk günlerin kurak geçmesi ve artan su tüketimi kamuoyunda susuzluğa dair olumsuz senaryoların yazılmasına yol açarken, 17 Aralık 2011 tarihinde barajlardaki doluluk oranı en düşük seviyesi olan yüzde 52,29'a, mevcut su hacmi ise 454 milyon 224 bin metreküp seviyelerine gerilemişti.

Yeni yılla birlikte kenti etkisi altına alan kar ve yağmur yağışı, barajların doluluk oranını yüzde 86,54'e kadar yükseltti.

Yağışların istenilen düzeyde olması, son 1 aylık periyotta İstanbul'a su sağlayan barajların doluluk oranını yüzde 20 arttırdı.

Bugün itibarıyla barajlardaki mevcut su hacmi 751 milyon 786 bin metreküp seviyesine yükseldi.

Mevsim yağışlarının devam etmesiyle barajlardaki doluluk oranının daha da yükselmesi bekleniyor.

Elmalı ve Istranca barajlarındaki doluluk oranı yüzde 100'e ulaşırken, kentin en büyük su kaynağı Ömerli Barajı'ndaki doluluk oranı bugün itibarıyla yüzde 87,21, Terkos Barajı'nda yüzde 94,17 ve Büyükçekmece Barajı'nda ise yüzde 83,36 seviyelerine yükseldi.

Yağışlar bu yıl barajlara 96 milyon 77 bin mekreküp su getirdi.


Metro Turizm'in Sahibi Galip Öztürk Gözaltında



Organize Şube ekipleri tarafından yapılan operasyonla yakalanan Öztürk hakkında çok sayıda şikayet olduğu öğrenildi. Operasyonda 6 kişinin gözaltına alındığı ancak bu sayının artacağı öğrenilirken, Öztürk’ün ruhsatlı silahına da el konuldu.
İşadamı Galip Öztürk daha önce de mali polis ve narkotik dedektifleri tarafından gözaltına alınmıştı.

Milli Takım İstanbul'da toplanıyor



A Milli Takım Teknik Direktörü Abdullah Avcı tarafından belirlenen 27 kişilik aday kadroya çağrılan oyunculardan kulüp takımlarıyla lig maçını oynayanlar, Ataköy Shareton Hotel'de bir araya geldi.

Milliler yarın saat 12.00'de deniz otobüsüyle, maçın oynanacağı Bursa'ya hareket edecek.AA

Gönderen: Maykıl on 26 Şubat 2012 Pazar | 08:20



Beşiktaş'taki Başbakanlık Çalışma Ofisinde bir araya gelen Erdoğan ile El Kib'in yaklaşık bir buçuk saat süren görüşmesi, basına kapalı gerçekleşti.Heyetler arası görüşmenin ardından iki başbakan ortak basın toplantısı düzenledi.

İşte basın toplantısından satır başları:

Başbakan Erdoğan:

31 ekim 2011 tarihinde bu göreve atanmıştır, ilk ikili ziyaretini ülkemize gerçekleştireceğini söylemiştir ve bu ziyaret böylece gerçekleşmiş oldu. Şahsım ve milletim adına kendilerine ayrıca teşekkür ediyorum.

YENİ LİBYA

Değeri göstermesi adına da farklılık taşıyor.Yeni Libya’yı ziyaretim sırasında kardeş Libya halkını mücadeleleri için takdir etmiştim17 Şubat’ta devrimin birinci yıldönümünü idrak eden Libya halkını bugün bir kez daha gönülden kutluyor milletimizin selam ve sevgilerini iletiyorum

Kardeşim mevkidaşım le Kib başkanlığındaki geçiş hükümeti UGK başkanı Mustafa Abdülcelil ile uyum içinde huzur, istikrar ve anayasal demokrasinin tesisi için samimi bir gayret içinde 4 ay sonra yani Haziran 2012’de ulusal kongre seçimlerinin yapılması planlanıyor

Zamanında adil şeffaf bir şekilde yapılacağına yürekten inanıyorum

DESTEKLEYECEĞİZ

Süreci bugüne kadar destekledik, destekleyeceğiz. Kardeş Libya halkıyla gelecekte de dayanışma içinde olacağız inanıyorum ki Libya hükümeti de güvenlikten asla taviz vermeyecektir

GEREKENİ YAPACAĞIZ

Ocak ayında da bir ekibimiz Libya’ya gitti. Güvenlik güçlerinin ihtiyacını karşılamak amacıyla kendilerine yardımcı olmaya gayret edicez

Bir diğer nokta da bugüne kadar yaralı ve hasta kardeşlerimizin Türkiye’deki tedavisiyle alakalı. Devlet hastanelerindeki tedaviler konusunda bir beklentimiz, ücret tahsili söz konusu değildir. Bazı öel hastanelerin ki şu an bunların takipçisiyiz, çok farklı şekilde ücret tahsil edildiğine dair bize bilgi aktarıldı. Biz de belge talep ettik ve üzerine gideceğiz, gerekeni yapacağız.

Bunu ben insan hayatını fırsata dönüştürmek olarak görüyorum. Bu kişiler kusura bakmasın, bu millete yakışır yanı olamaz, bizim idaremizde böyle faaliyet gösteremez. Gereğini yapacağımızı bu vesileyle açıklamak istiyorum

Gürsel Tekin: Herkes Haddini Bilecek



CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, yarın başlayacak "kurultaylar süreci" öncesi Vatan'dan Deniz Güçer'e konuştu;

DAHA FAZLA KURULTAY YAPMALIYIZ

"Örgütler kurultay yorgunu" demiştiniz ama galiba yeni dönemde de değişen bir şey yok...

"Kurultay olmaz" diye bir kaide yok. Tam tersine, önümüzdeki süreçte daha fazla kurultay yapmalıyız. Ama işsizlik, tarım, özgürlük kurultayı düzenlemeliyiz. Sosyal demokrat partilerin temel görevleri budur. 12 Eylül sürecinden sonra bunları yapmak için yola çıkmıştık. Ama ne yazık ki olmadı. İnşallah yeni süreçte hepsi olacak. Yine de önümüzde ilk kez beni heyecanlandıran bir kurultay var.

Neden?

Çünkü klasik bir kurultay değil. Gerçekten demokratik, özgürlükçü bir anayasa, yani tüzük yapacağız. CHP bu tüzük kurultayıyla tüm siyasi partilere örnek olacak. Kendimizi kandırmayalım, Türkiye'de bütün anti demokratik uygulamalar ne yazık ki siyasi partilerde var. "12 Eylül'le hesaplaşacağız" diyenler, o dönemin yarattığı Siyasi Partiler Yasası'nın üzerine oturuyorlar. Sonra dönüp, "Evren'i yargılayacağım" diyorlar. Evren'i yargılamanın yolu, onun getirdiği yasaları değiştirmekle mümkün olur. Onun getirdiği sistemin üzerine oturacaksın, sonra millete dönüp, "Millet iradesi" diyeceksin. Millet kendi vekilini seçebildi mi, hayır. Türkiye'de sadece muhtarlar milletin iradesiyle seçiliyor. Onların dışında hiçbir isim millet iradesini temsil etmiyor. İşte CHP bu nedenle örnek bir tüzük kurultayı yapacak. Hepimiz heyecanlıyız. Muhteşem bir demokrasi şöleni olacak.

Bir kurultayı "demokrasi şöleni" olarak ifade etmek biraz abartılı değil mi?

Son 15 yıldır iktidar ve iktidar yanlısı belli güçler CHP'den rahatsız. Kendilerini iyi anlıyorum. Rahatsızlar çünkü Türkiye'de muhalif olabilecek bütün kurumlar teslim alındı. Sendikalar, STK'lar yok, medya esaret altında. Bunların dışında milleti temsil eden, ezilmişlerin, horlanmışların tek adresi CHP. "CHP'yi nasıl itibarsızlaştırabilir, nasıl iç kavga nasıl yaratırız" uğraşları olmuştur ve olmaya da devam edecektir. Ama kimse CHP'den yel bile koparamaz. Türkiye'de iki tip siyasi parti var; İlki iktidardan beslenen siyasi yapılar. Mesela halen AK Parti'de olan birçok insan ANAP, DYP, SHP döneminde de vardı. Ama CHP'nin yapısı, örgütü iktidarla değil, inançlarıyla besleniyor. Onun içindir ki, 90 yıldır kimse çökertemedi. Mevcut iktidarın da iktidarı bitirdiği gün misyonunu bitirecek, ama CHP var olacak.

İktidara yükleniyorsunuz ama Sav, Kılıçdaroğlu'na "Acemi" diyor, delegelere "Kurultaya gitmeyin" diye mesaj gönderiliyor. Sonuçta da parça parça bir CHP görünüyor...

Parça parça görmek doğru değil. Ne yazık ki böyle bir algı yaratılmış. "CHP hiçbir şey üretmiyor, sürekli iç kavgayla meşgul" algısı, biraz bizim arkadaşlarımızın katkıları, biraz da medyanın abartısıdır. Son dönem Türkiye'de çok ciddi sorunlar varken, hangi televizyonu açsanız, CHP konuşuluyor. CHP'yi ne kadar seviyorlar inanılır gibi değil!

MEDYAYA ELEŞTİRİ

Ama Önder Sav gibi bir isim CHP Genel Başkanı'nı eleştiriyorsa, bunu yazmak medyanın suçu olmaz...

Elbette değil. Ama medya dünyanın her yerinde aynadır, vicdanı temsil eder. Türkiye'de ise bunu görmek mümkün değil. Tüm siyasi partileri eleştireceksiniz, itirazımız olmaz. Bir de gazeteciler için CHP'yi eleştirmenin bir başka avantajı var: Başbakan'ın gözüne daha iyi gireriz diyorlar. Çok iyi bildiğim soldan gelen, CHP'de siyaset yapmış arkadaşlarım var. Bakıyorum acımasızca CHP'yi eleştiriyorlar. Eğer eleştirmezse ekranlarda yer bulma imkanları olmuyor. Fakat bu etik de değil, insani de. Ben CHP eleştirilmesin, sorgulanmasın demiyorum. Biz tabu değiliz. Ama dünyadaki ülkelere bakın, muhalefet değil, iktidar sorgulanır. Demokrasinin olmadığı ülkelerde bile öyledir. Bugün Türkiye'de iktidarı eleştirmek bedel ödemektir. Muhalefeti dövmenin, eleştirmenin ise hiçbir bedeli yok. Ama bundan sonra bedeli olacaktır.

HERKES HADDİNİ BİLECEK

Nasıl bir bedelden söz ediyorsunuz?

Sayın Genel Başkanımız da, bizler de bugüne kadar çok hoş görülü davrandık. Siyasi partilerde eleştiri olabilir, buna tahammül ederiz. Ama hiç kimse genel başkanımıza, parti yöneticilerimizin kişiliklerine hakareti kendilerine hak saymasın. Bunun bedeli çok ağır olur. Hukuki tüm zeminlerde haklarımızı arayacağız. Örgütlerimiz çok duyarlı. Bizi, "Cevap vermiyorsunuz, tepki göstermiyorsunuz" diye sıkıştırıyorlar. Bunu herkesin iyi bilmesi gerekiyor. Eski tas eski hamam olmayacak. Herkes haddini ve hududunu bilecek. Bektaşi'ye demişler ki, "İslamın şartı kaç". Demiş ki, "6". "Bektaşi 5'i anladık da 6'ncısı ne?' diye sormuşlar. İşte altıncısı da, gazetecisi, siyasetçisi, partilileri herkes haddini hududunu bilecek. Hadlerini aşarak, genel başkanımıza hakaret etmeyi alışkanlık olmaktan çıkaracaklar.

Yeni bir disiplin anlayışı mı geliyor?
Elbette olacaktır.

Biraz daha sert mi olacaksınız?


Yeni tüzükle her türlü demokratik hakkınızı rahatlıkla arayabilirsiniz. Hukuksuzluğun olduğu yerde önce Genel Başkanımıza hesap sorabilirler. Ama, "Ben hukuk tanımam, burada hakkımı aramayacağım. Şu yandaş medyaya, şu televizyona gideceğim, partiye, partinin kurumsal kimliğine, genel başkana hakaret edeceğim" demek, artık tarihe gömülmüştür. Böyle bir özgürlük yok. Hem genel başkan hem demokratik hakkını arayan herkesin yanında olacağız. Bunda tereddüt yok. Ama bütün bu mekanizmayı kullanmayıp, "Yandaş medyaya gidelim, bize böyle bir olanak yarattı. Partinin kurumsal kimliğini zedeleyelim" dönemi bitmiştir.

HİÇBİRİNİ MUHALİF SAYMIYORUM


Bu alışkanlıktan 'muhalifler' vazgeçebilecekler mi?

Muhalif diye bir şey. 362 arkadaşımın hepsi çok kıymetli. 1999'da bu parti barajın altında kalırken, birlikte gözyaşı döktük. Hiçbirini muhalif kabul etmiyorum. Demokratik haklarını aramışlardır, saygı duyuyoruz. Onları kim ötekileştirirse, karşısında önce Genel Başkanımızı, sonra beni bulur.

Yeni dönemde en büyük fark parti içi disiplin olacak diyebilir miyiz?

Sadece parti değil, evinizde, işyerinizde kural, disiplin yok mu? Mesala Vatan gazetesinde çalışırken başka bir gazeteye demeç verip, "Vatan Gazetesi almayın" dediğinizde size ne derler?

"Güle güle" herhalde...

O zaman! Parti yetkilileri, "Şu yandaş kamuoyu yoklaması şöyle dedi" diye, bunu övünerek anlatıyorsa, o partililiğini bitirmiştir. Bunu kabul etmek mümkün değil.

İsim vermiyorsunuz ama Sayın Sav, CHP oyları yüzde 20'nin altına indi diye bir anket gösterdi...

DEVLET KRİZİNİ CHP Mİ YARATTI

Çok enteresan. Bir akıl tutulması yaşıyoruz. 33 il dolaşıp geldim. Devlet krizini CHP mi yarattı, işsizliği, yoksulluğu, atanmayan öğretmenleri CHP mi yarattı? Yapılan insafsızlıktan başka bir şey değil. Bayram değil seyran değil kamuoyu yoklamaları yapılıyor. Tüzük kurultayı dönemi şirketler çıkıp kendilerine vazife ediniyorlar. Bunlar ayıptır. Kamuoyu yoklamasında "şu şöyleydi, böyle oldu" diyerek, bunu baz alarak CHP'yi eleştirmek de hiç doğru bir davranış değil ve hiçbir CHP'liye de yakışmaz.

Sayın Baykal'ın kurultaya gelmeyecek olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?


Deniz Bey bizleri var eden liderimizdir. Her zaman saygı duyduğumuz önemli bir isimdir. Deniz Bey'e hepimizin vefa borcu var. Sayın Sav da çok kıymetlidir, partiye büyük emekleri olmuştur. Bu parti parçalanmamış, bölünmemişse, bu iki önemli ismin çok büyük katkıları var. Şimdi Türkiye'nin CHP'ye, bizim de başta Sayın Baykal ve Sayın Sav olmak üzere tüm arkadaşlarımıza ihtiyacımız var. Gün birlik günüdür.

27 Şubat'tan sonra çok şey değişir mi?

Çok şey değişir. Genel Başkanımız ve bizler enerjimizi Ankara'da değil Anadolu'da harcayacağız. Köy, köy gezeceğiz. Üzerimizde çok haksız algılar var. 40 yıldır Türkiye'yi AKP yönetiyor ama hesabını bize soruyorlar. Demek ki kendimizi ifade etmekte eksikliğimiz var. Enerjimizi içe harcarsak dışarıya ne konuşacağız? İç kavgaya son. 27 Şubat'tan sonra yeni bir anlayış, yeni bir CHP göreceksiniz. İç kargaşayı ben de yaratsam kendimi mekanizmanın dışında bulurum ve bu kadar açık söylüyorum.

Biraz gözdağı veriyorsunuz sanki...

Gözdağı olur mu? Bu herkes için geçerli, benim için de geçerli, MYK üyeleri için de geçerli diyorum. Türkiye zor bir dönemden geçiyor ve CHP'nin yapması gereken işler var.

İhraçlar gündeme gelebilir mi?

İhraç söz konusu değil. Eğer örgüt yapınızı dışı dönük çalıştırırsanız, zaten ihraca gerek yok. Örgüt otomatik olarak dışlar. Yeter ki siz doğru yapın.

AK PARTİ'DE HER AN HER ŞEY OLABİLİR


Tüzük sonrası CHP'nin ajandasındaki ilk madde nedir?

Yerel Yönetimler Yasası ilk gündem maddemiz. Orada ciddi sıkıntılar var. Türkiye'de 3 bin belediye var. Bunların 1600'ü soruşturma geçiriyor, 150 belediye başkanı tutuklu. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir sistem olamaz. Bir arıza var ve giderilmeli. Kent Yasası olan yeni bir Belediye Yasası yapacağız. İkincisi, ciddi bir özgürlük sorunu var. İktidarların güvencesi yasa değil, bireylerin güvencesi yasa olur. Bakın bin küsur polis bir gece yarısı sürgün edildi. Böyle bir zulüm olamaz. Tüm bu kavramların yerine oturması için ciddi yasal düzenlemeler hazırlıyoruz. İktidarı bu konuda zorlayacağız. Aksi halde işte bir savcı çıkar düzeninizi bozar, feleğinizi şaşırtır, gece yarısı kanun çıkarmak zorunda kalırsınız.

Burhan Kuzu, "Özel yetkili mahkemelerin kaldırılmasını doğru bulmuyoruz" dedi. "Darbecilerle hesaplaşmak için önemli" yorumları da var...

İktidara muhalif olanları darbeci olarak görürseniz, sizin özel yetkili mahkemeleriniz daha 50 yıl devam eder. Özel yetkili mahkemeler olmasa bunlardan hesap sorulmaz mı? Şimdi onlarla kendiniz kavga ediyorsunuz. Sayın Kuzu bir anayasa profesörü. Son çıkan MİT Yasası vicdanen onu rahatsız ediyordur.

MİT KAVGASI

Devlette MİT'le başlayan kavga bitti mi sizce?

Bitmez. Son dönemde yaşadığımız soruna sadece cemaat - iktidar ilişkisi dersek, olayı basitleştiririz. Tersine; devlette "barışalım" diyenlerle, "vuruşalım" diyenlerin kavgası var. Uzun süre sulh olmaz bana göre. Bakın CHP'de kopma olmaz ama AKP'de her an her şey olabilir.

NUR SERTER'E DEĞİL, CHP'YE SALDIRI


Nur Serter'e yapılan ağır hakaretle ilgili ne yapacaksınız?

Ağır değil alçakça bir saldırı. CHP olarak gereği yapılmazsa hukuksal olarak her şeyi yapacağız. Yapılanı Nur Hanım'a değil, CHP'ye yapılmış bir saldırı olarak kabul ediyoruz. Ben Fatma Şahin'den bir tepki beklerdim açıkçası. Bırakın kadından sorumlu bakanı, parlamentoda bir milletvekiline böyle bir hakaret varsa, tüm kadın milletvekillerinin aynı tepkiyi göstermesini beklerdim. Bunu göremedik ne yazık ki.

ADAYIM DEMEDİM


İstanbul Büyükşehir belediye başkanlığı için Sayın Kılıçdaroğlu ile görüşebildiniz mi?

Benim böyle bir beyanım olmadı. Siyasetin içinden gelen bir insanım. Önümüzde iki yıl var, o günün kararını bugünden vermek doğru olmaz. O iddiayı bir internet sitesi yazmış, gazeteler aldı. Bunlar kişisel taleplerle olacak şeyler de değil. Örgüt isterse, İstanbul halkı isterse, o zaman ne olacak görmek gerekiyor.

İçinizden geçmiyor mu?

Her siyasetçinin içinden geçebilir. Ben İstanbulluyum. Belediye Başkanvekilliği, İl Başkanlığı yaptım. İstanbul'u ve sorunlarını çok iyi bilirim. Son seçimde çok az oyla kaybettik. Ama önümüzdeki dönemde inşallah İstanbul'u da, Ankara'yı da alacağız.

Topbaş'tan Korkutan Deprem Uyarısı



İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş deprem konusunda topyekün seferberlik ilan ettiklerini söyleyerek, "İstanbul olası bir afeti yaşadığı takdirde Türkiye’de ciddi ekonomik kayıplar, sıkıntılar ve büyük ölçekte can kaybı yaşanabilir. Bu anlamda adımlarımızı buna göre sürdürüyoruz. Topyekün bir seferberlik yapıyoruz" dedi.

Bolu Abant Tabiat Parkı’nda bulunan Abant Palace Otel’de düzenlenen İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ak Parti Meclis grubu değerlendirme toplantısına İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Ak Parti İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşcu ve meclis üyeleri katıldı.

Bu sabah basına kapalı olarak yapılan toplantının ardından değerlendirmelerde bulunan Kadir Topbaş, yaptıkları yatırımların 46 milyar lira olduğunu açıklayarak, "Genel bir değerlendirme yapıp çalışmaları gözden geçirdik. Yerel yönetimlerde Ak Parti önemli bir misyonun sahibidir. Hizmet kalitesi Türkiye tarafından takdir ediliyor. Yaptığımız çalışmalar sadece il boyutunda kalmıyor ve Türkiye’ye örnek teşkil ediyoruz. Büyük yatırımlar yaptık. Bu güne kadar yaptığımız yatırımların toplamı 46 milyar liradır. Dünyada ekonomik, küresel krizin ikinci dalgasının geldiği bu süreçte bile belediyemizin yatırım programının 7.5 milyar lira olması ne kadar dirençli ve doğru çalışma yaptığımızı gösteriyor. Daha güzel bir İstanbul oluşturabilmek için, İstanbulluların daha rahat yaşayabilmeleri için görüşüyoruz. Başarılı ve koordineli çalışmalar yürütüyoruz" dedi.

Bir gazetecinin, "Bazı ilçe belediye başkanları olası depremde can kaybının 1 milyona ulaşacağını söyleyerek endişelerini dile getiriyor. Depremle ilgili nasıl çalışmalarınız var?" sorusunu Topbaş, şöyle cevapladı:

İSTANBUL’DE DEPREM DÖNÜŞÜMÜ ÇALIŞMALARI


"Biz de bunun endişesini taşıyarak tüm İstanbul’daki belediye başkanlarını toplamak suretiyle, siyaset yapmaksızın deprem dönüşümü adımlarını atmamız gerektiğini ortaya koyduk. Komisyon oluşturup çalışmalarımızı yürütüyoruz. Başbakanımız da bu konuda çok hassas. Bunu bir kader olmaktan çıkartmak adına, ’Afet Dönüşüm Yasası’ adı altında çalışma başlatıldı. Şu anda yasa beklentisi içinde bu çalışmaları yapacağız. Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız bu çalışmayı yürütüyor. Büyükşehir Belediyesi’ne çok büyük sorumluluk düşüyor. Ayrıca ilçe belediyelerine de büyük sorumluluk düşüyor. İlçeler veya tamamındaki yapı stokunun bütün envanteri ilçe belediyelerinde bulunuyor. İlçe belediyeleri takip ve kontrolünü onların ruhsatlandırılmasıyla bunlar gerçekleştiriliyor. İlçe belediyeleri konuyu ne kadar yakından takip edip, hassas davranırlarsa kendi arşivlerinde varolan imar dosyalarından durumları net olarak görebilirler. Özellikle bölgenin İstanbul fay hattı üzerinde bulunması ve risk olarak depremi hissetmesi anlamında üniversitelerle, uzman kurum ve kuruluşlarla teşviki mesaimiz var. Bu çalışmaları yürütüyoruz. İlçe belediyeleriyle de mutabakatımız var. Esenler, Beyoğlu, Güngören gibi ilçelerde bu adımları attık. Hazırlanan noktalarda Zeytinburnu da somut adımlarımız var. Şu anda İstanbul’da deprem dönüşümü ile ilgili çalışma başladı. Bunu yapıyoruz. Fikirtepe’de bu çalışma yapıldı. İlçe belediyeleri bize hazırlıklarını getirdiklerinde bizde komisyonda bu durumu değerlendirip somut adımları atıyoruz."

VATANDAŞ ÇOK HASSAS


İstanbul’da olacak olası bir depremde Türkiye’de ciddi ekonomik kayıplar ve sıkıntıların yanında büyük ölçekte can kaybı yaşanabileceğini söyleyen Topbaş, "Vatandaşlar çok hassas. Geçmişten çok daha farklı ve duyarlılar. Çok hassas davranıyorlar. Beklenti içindeler. Beraberce bu adımı atıyoruz. Gerekirse imardaki düzenleme ve bazı fırsatlar vererek vatandaşımızın bazı fedakarlıklarını yapması koşuluyla bunlar gerçekleşebilir. İstanbul olası bir afeti yaşadığı takdirde Türkiye’de ciddi ekonomik kayıplar ve sıkıntılar ve büyük ölçekte can kaybı yaşanabilir. Bu anlamda adımlarımı buna göre sürdürüyoruz. Topyekün bir seferberlik yapıyoruz. Türkiye’nin bütün bölgeleri için geçerli ama İstanbul için daha önemli diyebilirim" dedi.



Polislere Kötü Haber



İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, ''Bu sene belki bir ilk uygulama, birinci bölgeden ikinci bölgeye ikinci kez, yani ikinci şark diyebileceğimiz bir şekilde gidebilecek personelimiz olabilecektir. Bu da teşkilatın kendi içinde, hizmetin kendi gerekleri doğrultusunda yapılacak bir uygulamadır'' dedi.

Şahin, ''245 bin mevcutlu polis teşkilatımızda, birinci bölgeden ikinci bölgeye, ikinci bölgeden birinci bölgeye yapılan tayinlerin ön hazırlık çalışmalarından ibarettir, ibga hadisesi. Yani, tayini çıktığı halde personelin yerinde bırakılması uygulaması da ilk defa olan veya olacak husus değildir'' dedi.

Her zaman tayini çıktığı halde kişilerin mazeretlere veya kurumların ihtiyaçlarına göre tayin ertelemesi uygulanan personelin olabildiğini ifade eden Şahin, şöyle konuştu:

''Sadece İstanbul'a has bir tayin uygulaması da değil. 81 il arasında karşılıklı tayinler her zaman olur, olmaktadır. Birinci bölge batı illerimiz, ikinci bölge de doğu illerimizden oluşur. Yaklaşık 40'a 40 diyebiliriz. Süresini dolduran birinci bölgeye, gitmemiş olanlar ikinci bölgeye tayinle giderler. Ama bu sene belki bir ilk uygulama, birinci bölgeden ikinci bölgeye ikinci kez, yani ikinci şark diyebileceğimiz bir şekilde gidebilecek personelimiz olabilecektir. Bu da teşkilatın kendi içinde, hizmetin kendi gerekleri doğrultusunda yapılacak bir uygulamadır. Terör nedeniyle terörle mücadele noktasında ikinci kez, ikinci bölgeye göndereceğimiz bir takım personelimiz olacaktır ama bunun kriterleri vardır, hizmet kriteri ve branş özellikleri vardır. O özelliklere, objektif kriterlere göre yapılacak bir uygulamadır.''

Erdoğan: Kardeş libyayı destekleyeceğiz



Beşiktaş'taki Başbakanlık Çalışma Ofisinde bir araya gelen Erdoğan ile El Kib'in yaklaşık bir buçuk saat süren görüşmesi, basına kapalı gerçekleşti.Heyetler arası görüşmenin ardından iki başbakan ortak basın toplantısı düzenledi.

İşte basın toplantısından satır başları:

Başbakan Erdoğan:

31 ekim 2011 tarihinde bu göreve atanmıştır, ilk ikili ziyaretini ülkemize gerçekleştireceğini söylemiştir ve bu ziyaret böylece gerçekleşmiş oldu. Şahsım ve milletim adına kendilerine ayrıca teşekkür ediyorum.

YENİ LİBYA

Değeri göstermesi adına da farklılık taşıyor.Yeni Libya’yı ziyaretim sırasında kardeş Libya halkını mücadeleleri için takdir etmiştim17 Şubat’ta devrimin birinci yıldönümünü idrak eden Libya halkını bugün bir kez daha gönülden kutluyor milletimizin selam ve sevgilerini iletiyorum

Kardeşim mevkidaşım le Kib başkanlığındaki geçiş hükümeti UGK başkanı Mustafa Abdülcelil ile uyum içinde huzur, istikrar ve anayasal demokrasinin tesisi için samimi bir gayret içinde 4 ay sonra yani Haziran 2012’de ulusal kongre seçimlerinin yapılması planlanıyor

Zamanında adil şeffaf bir şekilde yapılacağına yürekten inanıyorum

DESTEKLEYECEĞİZ

Süreci bugüne kadar destekledik, destekleyeceğiz. Kardeş Libya halkıyla gelecekte de dayanışma içinde olacağız inanıyorum ki Libya hükümeti de güvenlikten asla taviz vermeyecektir

GEREKENİ YAPACAĞIZ

Ocak ayında da bir ekibimiz Libya’ya gitti. Güvenlik güçlerinin ihtiyacını karşılamak amacıyla kendilerine yardımcı olmaya gayret edicez

Bir diğer nokta da bugüne kadar yaralı ve hasta kardeşlerimizin Türkiye’deki tedavisiyle alakalı. Devlet hastanelerindeki tedaviler konusunda bir beklentimiz, ücret tahsili söz konusu değildir. Bazı öel hastanelerin ki şu an bunların takipçisiyiz, çok farklı şekilde ücret tahsil edildiğine dair bize bilgi aktarıldı. Biz de belge talep ettik ve üzerine gideceğiz, gerekeni yapacağız.

Bunu ben insan hayatını fırsata dönüştürmek olarak görüyorum. Bu kişiler kusura bakmasın, bu millete yakışır yanı olamaz, bizim idaremizde böyle faaliyet gösteremez. Gereğini yapacağımızı bu vesileyle açıklamak istiyorum

PKK'nın Eylemlerinde Çocuk Sayısı Arttı



Meclis'in, çocukları korumaya yönelik demokratik adımları terör örgütü PKK'yı rahatsız etti.Emniyet'in 15 ayrı ilde yaptığı araştırmaya göre, 'taş atan çocuklar yasası' yürürlüğe girdikten sonra PKK, şehir merkezlerinde özellikle 16-17 yaşından küçük çocukları sokağa sürmeye başladı.

Olaylarda, ısrarla daha önce savcılar tarafından serbest bırakılan çocuklar kullanılıyor. Son dönemde gözaltına alındıktan sonra tutuklananların yüzde 40'ı bu durumdaki çocuklar. Amaç ise gözaltı ve tutuklamaları artırarak, demokratikleşme yolunda yapılan düzenlemeden geri adım atılmasını sağlamak.

Terör örgütü tarafından çocuk ve gençlerin en fazla kullanıldığı şehirlerde Hakkari ve Şırnak ilk sırada bulunuyor. Onları, Mersin ve İstanbul takip ediyor. Saha çalışması, eylemlerde molotofkokteyli kullanımının yüzde 300, patlayıcı madde kullanımının yüzde 500, havai fişek kullanımının ise yüzde 600 artış gösterdiğini açığa çıkardı.

PKK, çocukları ilk etapta araç yakma ve motolofkokteyli atma gibi küçük eylemlerde kullanıyor. Sonraki süreçte ise dağ kadrosuna katılım geliyor. Terörle Mücadele Kanunu'nda, 2010 yılında yapılan değişiklikle 15 yaşından büyük çocukların da çocuk mahkemelerinde yargılanmasının yolu açılmıştı.

Taş atan çocuklar yasasıyla, bu suçlarda ceza artırımına yönelik hükümlerin, çocuklar için uygulanmaması sağlanmıştı.

Garberek'ten İstanbul'da caz şöleni



3 yılda yaklaşık 50 albüme imza atan Garberek modern caz kronolojisinin en değerli isimlerinden. Sanatçı Garberek, Anouar Brahem, Eleni Karaindrou, Ustad Fateh Ali Khan, Zakir Hussain ve Deeyah gibi etnik isimlerle de pek çok albüm projesinde yer aldı.

Birçok Fransız ve Norveç filminin özgün müziklerini yazan Garbarek, Hollywood sinemasının da en gözde müzisyenlerinden. Jan Garbarek’i ilk kez dinleyecek olanlar, onun müziğinin basit ve soğuk olduğunu düşünebilir.

Oysa ki; Garbarek’in müziğindeki gizemi, parlaklığı, estetiği, lirikliği kısacası onun bir kült haline getiren nedenleri onu dinlerken sadece kulağını değil yüreğini de açanlar görebilir.

KİMDİR?

1947’de Mysen’de doğan Jan Garbarek’in 2. Dünya Savaşı sırasında Nazi baskısı sebebiyle ağır şartlarda yaşamaya çalışan Polonyalı babası, savaşın sonunda Norveç’li annesiyle evlenir. Aile, dönemin koşulları sebebiyle, Oslo’ya taşındıkları zamana, yani Garbarek 7 yaşına gelene kadar memleketsiz kalır. Yeni memleketinin kültürü Jan Garbarek’i fazlasıyla etkileyecek ve İskandinav cazının babası olarak anılacaktır.

Garbarek’in yaşamı, henüz 14 yaşındayken, radyoda John Coltrane’i dinlemesiyle yön değiştirir. Beğendiği isimleri dinleyerek kendi kendini yetiştiren sanatçı, iyi müzik yapabilmek için çok nota çalmak gerekmediğini, çalarken diz çökmenin hiç de ona göre olmadığını fark eder ve kendi müziğini yapmaya karar verir. Klasik cazın yanı sıra İskandinav ve dünya folklorunu da müziğine taşıyan Garbarek, parlak ve temiz sololarıyla da çağdaşlarından kolaylıkla ayırt edilebilir. Caz teorisyeni George Russell, Garbarek’i “Avrupa cazında Django Reingardt’tan beri en orijinal ses” olarak tanımlıyor.(Birgün)

Olay Haberler

olayhaberler.com

Diğer Haberler

Spor

Copyright © 2012. Fiber Haber - All Rights Reserved. Blogger tarafından desteklenmektedir.
 
Copyright © 2012. Fiber Haber - Tüm Hakları Saklıdır
Powered by Blogger | Sitemap | Ping | Olay Haber | Spor