Son Dakika :
teknoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
teknoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Yaklaşan meteorun çarpma olasılığı

Gönderen: Fiber Haber on 2 Mart 2012 Cuma | 05:36



2011 AG5 adı verilen asteroit, yaklaşık 140 metre genişliğinde. Gök bilimciler, 2040 yılına doğru Dünya’ya tehlikeli biçimde yaklaşacağı uyarısı yapılan asteroiti yolundan çıkarmak için çalışmalara başladı bile.

Birleşmiş Milletler (BM) tarafından kurulan Dünya’ya Yakın Gök Cisimleri Eylem Ekibi (NEO), yaptıkları hesaplamalar sonucu, 2011 AG5’in Dünya’ya 28 yıl içinde çarpabileceğini tespit etti.

2011 AG5, Ocak 2011’de Arizona Üniversitesi araştırmacıları tarafından tespit edildi. Avrupa Uzay Ajansı’nın Hollanda’da yürttüğü Güneş Sistemi Görevleri Bölümü’nde yer alan Detlef Koschny, “2011 AG5, 2040’ta Dünya’ya çarpma olasılığı en yüksek olan gök cismi... Ancak asteoriti bulunduğu yörüngenin ancak yarısında gözlemleyebilmemiz, kesin matematiksel hesaplar elde etmemizi engelliyor” dedi.

Koschny, “Avrupa güney Gözlemevi gibi kurumları 2011 AG5 hakkına bilgilendiriyoruz... Umuyoruz ki asteoiti takip etmek için bir gün özel bir teleskop kullanmaya başlarız” ifadesini kullandı.

ÇARPMA OLASILIĞI 625’TE 1

NASA’nın California’daki İtiş Gücü Laboratuarı’nda NEO gözlem programını yöneten Donald Yeomans, 2011 AG5’in Dünya’ya çarpma olasılığını 625’te 1 olduğunu belirtti ve çarpışma tarihini 5 Şubat 2040 olarak verdi.

Olası bir çarpışmanın şiddeti hakkında fikir elde edebilmek için çalışmalarına devam ettiklerini belirten Yeomans, “2011 AG5’i yaklaşık 10 aydır gözlemliyoruz. Bu asteroitin yörüngesi ve büyüklüğü hakkında kesin bilgilere ulaşmamız için yeterli değil... Asteroit, 2013-2016 arasında Dünya’dan görülebilecek. Böylece, 2011 AG5’in anahtar deliğine gireceği 2023’e kadar asteoitin yönünü değiştirmek için şansımız olabilir” dedi.

Anahtar deliği, Dünya’ya yaklaşan gök cisimlerinin, yerçekimi kuvvetinin etkisiyle Dünya’nın yörüngesine girdikleri bölgeleri temsil ediyor.

ANAHTAR DELİĞİ HESAPLAMALARI

2011 AG5, Dünya’ya ilk olarak Şubat 2023’te yaklaşacak. Bu tarihte Dünya ile asteroitin arasındaki mesafe, 0.2 astronomik birime (2.99 milyon kilometre) inecek.

Gök bilimciler, 2011 AG5’in Dünya’nın rotasına girmesine neden olabilecek anahtar deliğinin, 100 kilometre genişliğinde olduğunu düşünüyor.

Yeomans, 2036’da Dünya’ya çarpma ihtimali olan Apophis asteroitinin, 2029’da anahtar deliğine gireceğini ve bu bölgenin, 2011 AG5’in anahtar deliğine kıyasla daha küçük olduğunu belirtti.

Yeomans, “2011 AG5’in rotasını değiştirmek için yapılacak her türlü çalışma öncesinde 2013’e kadar gözlem yapmalı ve en iyi kararı vermeliyiz” ifadesini kullandı.

NASA: TAKİP EDİYORUZ

NEO gözlem programında yer alan NASA yetkilisi Lindley Johnson, “Bir gözümüz 2011 AG5’in üzerinde... Eylül 2013’ten itibaten asteroiti çok daha iyi gözlemlemeye başlayacağız. Kasım 2015’te ise bu imkanda daha da artacak” dedi.

NASA Başkanı Charles Bolden, 2011 AG hakkında kendilerine yapılan çağrıları dikkate aldıklarını belirterek, “Çarpma olasılığı olan gök cismini çok ciddi bir şekilde ele aldıklarını” ifade etti.

Bolden, 2011 AG5’in gözlemlenmesi için teleskop inşa edilebileceğini ve gök cisminin Kasım 2015’ten itibaren yakından takip edilmeye başlanacağını söyledi ve şu sözleri ekledi: “NASA’nın Deep Impact görevi kapsamında 2005 yılında Tempel 1 kuyrukluyıldızına bir uzay aracı göndermeyi başardık. Altı yıl önce gerçekleitirlen bu görev, hareket halindeki gök cisimlerini vurma başarımızı gösteriyor.”

NTV

Bilim dünyasını şoke eden hayvan!

Gönderen: Fiber Haber on 1 Mart 2012 Perşembe | 12:28



İngiliz Telegraph gazetesinin haberine göre Nottingham Üniversitesi araştırmacıları, tek bir solucandan yaklaşık 20 bin solucanlık bir koloni oluşturmayı başardı.

Solucanı parçalara ayıran ve her bir parçanın yeni bir solucana dönüşmesini gözlemleyen araştırmacılar, solucanın kendini yenileme yeteneğinin bilim adamlarına insanların sonsuza dek genç kalabilmesine olanak tanıyan yöntemler geliştirmesi için yardımcı olabileceğini söyledi.

Araştırmayı yöneten Aziz Ebubekir, solucanların kendilerini yenilerken DNA'larının telomer adı verilen çok önemli bir parçasının uzunluğunu koruyabildiklerini keşfetti.

Araştırma sırasında yassı solucanların hem cinsel yollardan hem de bölünerek üreyen iki cinsinin incelendiği ve her iki türün de kendini yenileme özelliğine sahip olduğu bildirildi.

Sürekli yeni kas, deri, iç organı ve hatta beyin üreterek kendini yenileyen solucanların bölünerek çoğalan türü, aynı zamanda çok önemli bir enzimi de yenilebiliyor.

Telomer uzunluğunun, hücrelerin yaşlanmasında çok önemli bir rol oynadığına işaret eden araştırmacılar, kromozomların uçlarında bulunan telomerlerin, kromozomların hasar görmesini engelleyerek hücre işlevlerinin yitimini önlediğini söyledi.

Araştırmacılar, telomerlerin kısalmasının yaşlanmayı hızlandırdığını kaydetti.

AA

60 saniyede neler oluyor



Hayatımızın birçok alanında aktif olarak kullanmaya başladığımız sosyal ağlar, hızla büyümeye devam ediyor.

Çektiğimiz fotoğrafları paylaştığımız Flickr'dan bir yere gittiğimizde check-in yaptığımız Foursquare'e kadar birçok farklı sosyal medya sitesini günde onlarca kez kullanıyoruz.

Her ne kadar biz bu sitelere birkaç saatte bir bakıyor olsak da bir dakika içerisinde bu sitelerde dünya üzerinde kaç kere işlem yapıldığını düşündünüz mü?

60 saniye içerisinde Pinterest'e 1090 ziyaretçi giriş yaparken aynı süre zarfında ortalama Foursquare'de 2000 adet yeni check-in yapılıyor. 60 saniyede 3.125 yeni fotoğraf Flickr'a yüklenirken aynı anda LinkedIn üzerinden de 7.610 kez arama yapılıyor.


Tahmin edilebileceği gibi bu istatistiklerin zirvesinde de yine Facebook, Twitter ve YouTube bulunuyor. 60 saniye, Twitter'da gönderilen 175 bin Tweet'e tekabül ediyor. Aynı sürede Facebook'ta ise 700 bin mesaj gönderilmiş oluyor. YouTube'da ise 60 saniyede 2 milyon video izleniyor.

Android rekora koşuyor



Google'ın Android bölümünün başında bulunan Andy Rubin, Android işletim sisteminin kullanıcı rakamları hakkında bilgi vermeye devam ediyor.

Andy Rubin, devam eden Mobil Dünya Kongresi'nde attığı bir Tweet ile bir gün içerisinde kaç Android cihazın aktif edildiğini açıkladı.

Artık bir gün içerisinde tam 850 bin Android cihaz aktif ediliyor. Rubin, bundan tam 2 ay önce yaptığı açıklamada günlük 700 bin Android cihazın aktif edildiğini açıklamıştı.


Rakamlara bakarsak sadece 60 günde günlük 150 binlik bir artış söz konusu olmuş. Günde 1 milyon rakamına 2012 yılı içerisinde ulaşılacakmış gibi geliyor. Eğer bu rakam tutarsa düz hesapla yılda 365 milyon Android cihaz aktif edilecek demek oluyor.

Rubin ayrıca Android Market'te 450 bin uygulama bulunduğunu, geçen seneki Mobil Dünya Kongresi sırasında ise 150 bin uygulama olduğunu belirtti. Bir senede var olanın iki katı yani 300 bin uygulama artışı oldukça başarılı gözüküyor.

İspanya'da devam eden Mobil Dünya Kongresi ile ilgili tüm haberler burada.

Google'ın Android bölümünün başında bulunan Andy Rubin, Android işletimsisteminin kullanıcı rakamları hakkında bilgi vermeye devam ediyor. Andy Rubin, devam eden Mobil Dünya Kongresinde attığı bir Tweet ile bir gün içerisinde kaç Android cihazın aktif edildiğini açıkladı.

2013'te göktaşı Dünya'yı sıyırıp geçecek



Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi'nin (NASA) internet sayfasında belirtilene göre, İspanyol gökbilimciler, 2012 DA14 adını verdikleri göktaşının 15 Şubat 2013 saat 19.25'te (GMT) Dünya'ya uyduların yörüngesinden daha yakın bir mesafeden, yaklaşık 35 bin km uzaklıktan geçeceğini hesapladılar.

İspanyol bilimadamları, bu gözlemlerini 23 Şubat'ta İspanya'nın güneyindeki Saga gözlemevinde yaptılar. Gözlem, Fransız, İtalyan ve Amerikalı astronomlar tarafından da teyit edildi.

AA

Kar ve soğuk artışı ile ilgili yeni ipucu



Georgia Teknoloji Enstitüsü'nden araştırmacılar, buzul tabakasının yüzölçümünün 2007'de rekor şekilde küçülmesinden beri Kuzey Amerika, Avrupa kıtası ve Çin'in geniş bölümünde normalin üzerinde kar yağışı görüldüğünü belirterek, 2009-2010 ve 2010-2011 kışları sırasında kuzey yarıkürenin şimdiye kadar yapılan kayıtlara göre, en fazla ikinci ve üçüncü kar yağışını aldığını kaydettiler.

Uydu gözlemlerinin başladığı 1979'dan beri toplanan verilerin, 2010 sonbaharında Kuzey denizindeki buzulların yüzölçümünün yüzde 29,4 oranla bir milyon km2 küçüldüğünü gösterdiğini belirten Amerikalı bilimadamları, bunun Fransa'nın yüzölçümünün iki katı olduğuna işaret ettiler.

Çalışmalarını Amerikan Ulusal Bilimler Akademisi'nin internet sayfasında yayınlayan araştırmacılar, kuzey buzullarındaki küçülmenin ABD'nin kuzeydoğusu, Avrupa'nın kuzeybatısı ve ortası ile Çin'in kuzeyinde kışları normalden çok daha fazla kar düşmesine neden olduğunu gösterdiğini belirterek, buzullardaki azalmanın kuzey yarıkürede kışları atmosferdeki dolaşımda değişikliklere yol açtığına işaret ettiler.

AA

Türk çiftçisi dünyaya örnek



En yeni mobil teknolojilerin ve cihazların duyurulduğu Barselona'daki Mobile World Congress'in açılışında dünyanın en büyük GSM şirketlerinin CEO'ları konuştu.

İlk olarak Telecom Italia CEO'su Franco Bernabè'nin söz aldığı panelde, GSM şirketlerinin şu anda 6 milyar kişiye hizmet verdiği ve 2015'te bu rakamın 9 milyarı geçeceği belirtildi.

Eğitim, sağlık, ticarette yaşanan değişimden bahseden Franco Bernabè'nin ardından sözü China Mobile CEO'su Li Yue aldı.

Şirketlerinden baheden Yue'nin verdiği rakamlar inanılmazdı. 900 bin baz istasyonu, 1 milyon mağaza, 655 milyon aboneden bahseden Yue, mobil internet stratejilerini paylaştı.

Akıllı ve kolay kanallar üzerinden müşterilerine ulaşmak istediklerini belirten Li Yue, açık platformlarla geliştirilen uygulamaları, kullanışlı arabirimlerle günlük hayata uygulayacaklarını belirtti.


Kendi diliyle konuşmasını yapan Li Yue'nun yaşattığı iletişim sıkıntısından sonra katılımcılara, esprileriyle bir anda sıcak bir hava estiren Vodafone CEO'su Vittorio Colao ise çok önemli bilgiler verdi. Birçok ülkede faaliyet gösteren Vodafone'un elde ettiği bilgilere göre 2016'ya kadar 10 milyardan fazla cihazın internete bağlı olması, 2.3 milyar cihazın da kendi arasında haberleşmesi bekleniyor.

Türk çiftçisi, teknolojide dünyaya örnek oldu

Konuşmasına devam ederken tüm dünyaya örnek olarak gösterdiği projeler arasında Vodafone Türkiye tarafından gerçekleştirilen Vodafone Çiftçi Kulübü'nü katılımcılara anlatan Colao, Türkiye'de 600 bin çiftçinin kullandığı bu servis sayesinde 2020'ye kadar tüm dünyaya 140 milyar dolar tasarruf sağlayabileceğini belirtti.

Ayrıca bu çözümlere benzer olarak eğitim ve sağlık hizmetlerinde kullanılacak mobil teknolojilerle dünyaya önemli katkıda bulunacaklarını anlattı.

Mobil cihazların sayısı dünya nüfusunu geçecek



Cisco Görsel Ağ Endeksi'nin (VNI) 2011'den 2016'ya kadar Küresel Mobil Veri Trafiği Öngörü Raporu'na göre 2011 yılında toplam mobil veri trafiğinin yüzde 45'i veya ayda 269 petabayt olan mobil bulut trafiği, 2016 yılında yüzde 71'e veya ayda 7,6 eksabayta ulaşacak. Böylece önümüzdeki beş yıl içerisinde dünya çapında mobil veri trafiği 18 katına çıkarak, 2016 yılında ayda 10,8 eksabayta veya yılda 130 eksabayta ulaşacak.

Mobil veri trafiğinde beklenen bu keskin artış, kısmi olarak internet bağlantılı mobil cihazların sayısında öngörülen artış miktarından kaynaklanıyor. Tahminlere göre bu cihazların sayısı, dünya nüfusunu geçecek. SM kaynaklarına göre 2016'daki tahmini dünya nüfusu 7,3 milyar. Cisco, 2011-2016 yılları arasında küresel mobil veri trafiğinin küresel sabit veri trafiğine oranla üç kat daha hızlı büyüyeceğini öngörüyor.

Yılda 130 eksabayta ulaşacağı öngörülen mobil veri trafiği şunlara karşılık geliyor: 33 milyar DVD. 4,3 katrilyon MP3 dosya (müzik/ses), 813 katrilyon kısa mesaj servisi (SMS).

Mobil veri trafiğindeki bu artış, tahmin raporunun kapsadığı dönemde yüzde 78'lik bir yıllık bileşik büyüme oranına (CAGR) karşılık geliyor. Sadece 2015 ve 2016 yılları arasında öngörülen mobil internet trafiğindeki artış, 2012 yılı için öngörülen tüm mobil internet trafiğinin yaklaşık üç katına denk geliyor.

Ayrıca, Cisco'nun gerçekleştirmiş olduğu çalışmaya göre, 2016 yılındaki tüm akıllı telefon ve tablet bilgisayarların yüzde 71'inin (1,6 milyar) İnternet Protokolü Sürüm 6 (IPv6) mobil ağ bağlantısı olacak. Daha geniş bir perspektiften bakıldığında ise, 2016 yılında dünyadaki tüm mobil cihazların yüzde 39'u (4 milyardan fazla cihaz) IPv6 uyumlu olacak.

Cisco tarafından güncellenen öngörü raporuna göre, en yüksek veri trafiği artış oranına sahip olacak bölge, Türkiye'nin de içinde bulunduğu Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri, yüzde 83 CAGR oranı ve 21 kat artış ile en yüksek ikinci bölgesel mobil veri trafiği artış oranına sahip olacak.

Geçtiğimiz yıl içerisinde ortalama mobil bağlantı hızı iki katına çıktı ve 2016 yılına kadar bu hızın 9 katına çıkması bekleniyor.

AA

İnternet hızınız düşükse şikayet edin



İnternet kesintilerine ve düşük hıza ceza geliyor. Pazar payı yüzde 4'ü geçen servis sağlayıcılar, hizmet kalitelerini aylık olarak raporlamak zorunda kalacak. Abonelerden gelen şikâyet bildirimlerine göre Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından takip edilen bu işlemler yaptırımlarla desteklenmiş olacak. BTK tarafından hazırlanan yönetmelikten sonra 23 Şubat tarihinde yayınlanan tebliğ ile uygulamanın detayları belli oldu. Servis sağlayıcılar sözleşmede belirtilen en yüksek hızın 1 ay boyunca ortalama yüzde 75'ni tutturmak zorunda.

ŞİKÂYETLER BTK'YA

İnternet abonelerine taahhüt edilen en yüksek hız konusunda internet servis sağlayıcılar sorumluluk almış olacak. Hizmet kalitesi konusunda yapılacak şikâyetler BTK yetkilileri tarafından değerlendirilerek sonuçlandırılacak. Yönetmeliğe göre servis sağlayıcı ile abone arasında yapılan sözleşmede yazan hız aylık raporlar halinde kaydedilecek. Yüzde 75'lik sınırın altına düşülürse servis sağlayıcı kurum BTK yetkilileri tarafından uyarılacak ve uyarı aldığı duyurulacak. Eğer bu düşüş 1 yıl içinde tekrarlanırsa servis sağlayıcı şirket cirosu ölçüsünde para cezası alacak. Yönetmeliğe göre kapsam dahilinde olacak şirketlerin pazar payının yüzde 4'ten fazla olması gerekiyor. BTK pazar payı verilerini önümüzdeki haftalarda açıklayacak. TTNET, Turkcell, Superonline dışında yükümlü şirketler belli olacak.

Önce uyarı sonra ceza

Aboneler sözleşme koşullarına uymayan servis sağlayacılar hakkında şikayetlerini BTK'ya bildirecek. BTK yetkilileri şikayet sonucunda abonenin kullanım raporlarını servis sağlayıcıdan istiyor. Servis kalitesindeki düşüşün nedenleri konusunda servis sağlayıcıdan açıklama isteniyor. Eğer açıklamada şirketin sorumlu olduğu tesbit edilirse ilk olarak şirket uyarılıyor ve duyuruluyor. Tekrarlanırsa para cezası uygulanıyor.

SABAH

Galaxy Nexus tablet Nisan'da geliyor




18 santim genişiliğindeki tablet bilgisayarların lideri olan Amazon Kindle Fire’ın özelliklerini benimseyen Nexus, Fire ile aynı fiyattan, 200 dolara satılacak. 1280×800 çözünürlüğe sahip olacak Nexus, Android 4.0 (Dondurmalı Sandviç) işletim sistemi kullanacak. Ekran çözünürlüğü 1024x600 olan Fire ise Android 2.3 (Gingerbread) işletim sistemiyle çalışıyor.Nexus, şu ana kadar beliren özellikleriyle Fire’dan üstün. Ancak Amazon’un, tablet bilgisayar piyasasının ikinci sırasındaki Fire’ın yeni modelini birkaç ay içinde tanıtması bekleniyor.Fire’ın bir diğer rakibi Barnes&Nobles’ın ürettiği Nook Tablet. Google’dan daha hızlı harekete geçen Barnes&Noble, yeni modelini bu hafta piyasaya tanıttığı Nook Tablet’in fiyatını 200 dolara indirdi.

Analistler ise donanım dünyasında Google’ın çok daha avantajlı olacağını düşünüyor. Android kullanan akıllı telefon ve tablet bilgisayarlar üzerinden uygulamalarını giderek yayan Google, Motorola’yı satın alarak donanım dünyasında da önemli bir oyuncu haline geldi.

VW, Porsche'nin anahtarını alıyor



Bloomberg Haber Ajansı’nın haberine göre, gizlilik içinde yürütülen planın iki hafta içinde kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor.

VW 2009 yılında yaptığı anlaşma gereği 2011 yılı sonunda Porsche’nin tamamını alması gerekiyordu. Ancak ABD ve Almanya’da şirket değeri üzerine açılan davalar satış sürecini sekteye uğrattı. Şimdiki alternatif plana göre Porsche’nin otomobil üretimi işi VW çatısı altına girerken, VW’nin yüzde 50.7 hissesine sahip olan Porsche şirketi de açılacak davalarla uğraşacak. Analistlerin yorumlarına göre, VW otomobil üretimini Porsche ile entegre ederek daha verimli bir iş yapısına kavuşmayı hedefliyor. VW’nin 2009’daki anlaşmaya göre opsiyonlarını kullanıp Porsche’yi alması durumunda 1 milyar euro’luk bir vergiyle karşı karşıya kalacağı, 2014’ün ikinci yarısına kadar beklemesi durumunda verginin sıfıra ineceği belirtiliyor.

700 milyon euro tasarruf

General Motors’un ardından dünyanın ikinci büyük otomobil üreticisi olan VW, “şemsiye şirket” kurarak hisseleri aldığı takdirde yine vergi ödemeyecek. VW, Porsche’yi bünyesine katarak kârlılığını artıracağını ve 700 milyon euro tasarruf edeceğini hesaplıyor. VW’nin lüks markaları arasında Audi, Lamborghini ve Bugatti de var.

İki ünlü marka arasında yakın işbirliği Porsche’nin VW’yi zorla satın alma girişimine kadar yürüdü. VW’nin yüzde 50.7’sini alan Porsche 10 milyar euro’nun üzerinde borca girince VW bünyesine girmesinin yolu açıldı. VW ve Porsche CEO’su Martin Winterkorn Porsche’nin kârlı üretim operasyonlarının yardımıyla GM’i geçerek en büyük otomobil üreticisi olmayı planlıyor.

MİLLİYET

Nissan 79 binden fazla aracı geri çağırıyor



Nissan ABD'de 79 binden fazla aracı geri çağırıyor

Nissan yaptığı açıklamada, 2011 ve 2012 model Nissan Juke, Infiniti QX SUV ve Infiniti M sedan araçları muhtemel akaryakıt sızıntısı nedeniyle geri çağırdığını bildirdi.

ABD Ulusal Otoyolu Trafik Güvenliği İdaresi (NHTSA) internet sitesinde, söz konusu araçlardaki akaryakıt basınç sensörlerinin yeteri kadar gergin olmayabileceğini, akaryakıtın sızabileceğini ve yangın çıkabileceğini açıkladı.

Nissan bu arızayla ilgili herhangi bir vaka rapor edilmediğini belirtti.

Araçların 5 Ekim 2009 ve 27 Aralık 2011 tarihleri arasında üretildiği ve geri çağırmanın 19 Mart'ta başlayacağı kaydedildi.
AA

Eurasia Moto Bike Expo kapılarını açıyor



Konuya ilişkin açıklamaya göre, Motosiklet ve bisiklet tutkunları İstanbul Fuar Merkezin'de düzenlenecek olan 2012 Eurasia Moto Bike Expo'da bir araya geliyor. Sektörün en büyük ve tek buluşması olan Moto Bike Expo;da son model motosiklet ve bisikletlerin yanı sıra kasklar, sürücü giysileri, gözlükler, montlar, eldivenler, botlar, çizmeler, lastikler, modifiye ve performans kitleri, özel yağlar ve katkı maddeleri dahil, pek çok aksesuar ve ekipman sergilenecek.

Bu yıl dördüncüsü düzenlenen fuarı Motosiklet Endüstrisi Derneği (MOTED), Motosiklet Sanayicileri Derneği (MOTODER) ve Bisiklet Endüstrisi Derneği'nin (BİSED) yanı sıra çok sayıda kulüp de destekliyor.

Yeşilköy'deki İstanbul Fuar Merkezi'nin 9, 10 ve 11'inci salonlarında gerçekleşecek olan fuarın büyük ilgi görmesi bekleniyor.

Moto Bike Expo'ya bu yıl bisikletçiler damgasını vuracak. Bisiklet firmaları geniş ürün gamını fuara katılanlara sunarken, katılımcılar bisikletçilerin gösterileri de izleme fırsatı bulacak.

Bisiklet tutkunlarının yakından tanıdığı ünlü sporcu Thomas Ohler, bisiklet şovuyla fuara damgasını vuracak. Thomas Ohler'in bisiklet şovu 1 Mart Perşembe günü saat 15.30 ve 18.30'da, 2 Mart Cuma günü saat 12.30, 15.30 ve 18.30'da, 3 Mart Cumartesi günü saat 12.30, 15.30 ve 18.30'da 4 Mart Pazar günü ise saat 12.30 ve 15.30'da gerçekleşecek..

Csaba Erdos show

Motosikletseverlerin merakla beklediği Csaba Erdos Stunt Show ise 1 Mart Perşembe günü saat 14.00'te ve 17.00'de gerçekleşecek. Csaba Erdos Stunt Show'un Cuma, Cumartesi ve Pazar günkü saati ise 11.00, 14.00 ve 17.00 olarak belirlendi.

Bu arada fuar süresi boyunca motosiklet sporlarının ünlü isimleri özel gösteriler gerçekleştirecek. Motosiklet tutkunları ve kullanmak isteyenler için eğitim seminerleri düzenlenecek.

Hediyelerin de dağıtılacağı 2012 Eurasia Moto Bike Expo'ya gelen ziyaretçilere birer çekiliş bileti verilecek. 2 Nisan 2012'de noter huzurunda yapılacak çekiliş sonucunda bir kişi ''Korlas Ducati Monster'' motosiklet kazanırken, bir kişi ''Salcano XRS022 105'' bisikletin sahibi olacak.

Yine fuarda yapılacak çekilişle bir kişiye Aslı Bisiklet'ten Sedona bisiklet ve Budaklı Otomotiv'den Forever model üç tekerli motosiklet hediye edilecek.

2012 Eurasia Moto Bike Expo, motosiklet ve bisiklet tutkunlarını dört gün boyunca İstanbul Fuar Merkezi'ne çekecek.
AA

Yüzde 25 daha ucuza satılan araçlar



Çoğu İstanbul'da olmak üzere 10'a yakın firmanın faaliyet gösterdiği sektörde araçlar, muadillerine göre yüzde 20-25 civarında daha uygun fiyatlarla satılıyor.

Edinilen bilgilere göre, çalınan aracın bulunması için yapılan araştırmalar 30 gün içinde sonuç vermediği takdirde, ilgili makamdan aracın bulunamadığına dair yazı alınarak, sigorta şirketi tarafından aracın sahibine tazminat ödeniyor. Ödemeyi takiben çalınan araç bulunduğu takdirde, sigortalı bu durumu yazı ile sigorta şirketine bildirmekle yükümlü. Bu sürecin ardından sigortalı, aldığı tazminatı iade ederek aracını geri alabiliyor veya aracını sigorta şirketine devrediyor. Araç, sigorta şirketince devralınması halinde, gerekli işlemler yapıldıktan sonra ihale yoluyla satılıyor.

Vatandaşlar, bu ihalelere çok rağbet göstermezken, sayısı iki elin parmaklarını geçmeyen şirketler ihalelere katılarak, söz konusu araçları satın alıyor.

“Çalıntı-buluntu” araçların haricinde, her türlü ikinci el araçların satışını da yapan şirketler, sigorta şirketlerinden aldıkları bu araçların, varsa hasarları bunları da gidererek veya hasarlı şekilde satışa sunuyor.

Tamamen yasal olan bu işlemlerin sonucunda satılan araçlar, piyasa değerinin yüzde 20-25 civarı altında alıcı buluyor.

“Çalıntı-buluntu araçların satışı tamamen yasal”

Söz konusu araçların satışını yapan şirketlerin yetkilileri yaptığı açıklamada, “çalıntı-buluntu” araçların alım satımının tamamen yasal olduğunu vurguladı.

Vatandaşların, bu araçları almakta bazen tereddüt ettiklerini anlatan yetkililer, “Firmalar, işin aslını bildiği için hiç kuşku duymadan bu araçları alıyor, ancak vatandaşlar biraz uzak duruyor. 'Bu arabayı alırsak, sonradan satışında bir sorun yaşar mıyız?' veya 'Aracın ilk sahibiyle ilgili bir sıkıntı olur mu?' gibi sorularla çok karşılaşıyoruz. Şunu çok açıklıkla söyleyebilirim ki yapılan işlemler tamamen yasal ve sonrasında yaşanabilecek hiç bir sorun yok. Normalde ikinci el bir araç satın alırken veya satarken ne yaşanıyorsa, çalıntı-buluntu araç alımında veya satımında da onlar yaşanır” diye konuştu.

Yetkililer, söz konusu araçları satarken hasarlarının olup olmadığı bilgisini de alıcıya söylediklerini belirterek, “Bazı kişiler, 'Aracın fiyatı bu kadar ucuzsa, bir sorunu vardır' diye düşünüyor ama araçların fiyatlarının düşük olması zaten sırf bu tür tereddütlerden kaynaklanıyor. Oysa böyle bir kuşkuya hiç gerek yok” dedi.

“Bu araçları alırken çekinecek bir durum yok”

Başkent Otomotivciler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Erkoç da konuya ilişkin, ikinci el araç satın almak isteyenlerin nasıl bir araç satın alırsa alsınlar galerileri tercih etmeleri gerektiğini söyledi.

Galerilerden araç satın alanların, daha sonradan bir sorun çıkması halinde karşılarında her zaman bir muhatap bulabileceklerini, ancak bu alışverişi tanımadıkları kişilerle yapanların sonradan bazı sıkıntılar yaşayabileceğini belirten Erkoç, şunları kaydetti:

“Çalıntı-buluntu araçların satışı konusunda da herhangi bir sorun yok. Yeter ki bu alışveriş yetkin kişilerle yapılsın. Çalındıktan sonra bulunan araçlar da bir şekilde satılmak, ekonomiye kazandırılmak zorunda. Mevzuat da buna izin veriyor. Yani burada yapılan işlemler tamamen yasal. Bu araçları alırken çekinecek bir durum yok.”

Aydın Erkoç, ikinci el araç satın almak isteyenlere tavsiyelerde de bulunarak, “Vatandaşlar, aracın hasarlı veya çalıntı-buluntu olduğunu ister bilsin ister bilmesin, satın alırken öncelikle bir yetkili serviste kontrol ettirmeli, daha sonra Trafik Sigortaları Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden (TRAMER) aracın plakasını ve şase numarasını girerek sorgu yaptırmalı. Bu kontroller sayesinde satıcı, araç hakkında doğru bilgi vermemiş olsa bile alıcılar, araçla ilgili her türlü bilgiyi öğrenebilir” diye konuştu.

AA

İtalyan otomotiv devinin zor günleri



Fiat otomobil şirketinin genel müdürü ABD'ye ihracat yapılamadığı takdirde İtalya'daki iki fabrikanın kapanmak zorunda kalabileceğini söyledi.

İtalyan Corriere Della Sera gazetesine demeç veren Sergio Marchionne Avrupa'da talebin 2014 yılına kadar düşük kalacağını tahmin ediyor.

Marchionne'ye göre Fiat'ın zarar eden İtalya'daki fabrikalarının Amerikan piyasasını hedeflemesi gerekiyor. Özellikle de Alfa Romeo'nun ABD'de başarılı olabileceğini düşünüyor. Alfa Romeo gelecek yıl yeni bir Alfa Spor modeli çıkarmaya hazırlanıyor. Fiat 2014 yılında da iki Alfa Romeo modeli daha üretmeyi planlıyor.

Genel Müdür Marchionne, "Alfa'yı ABD'ye sokmamız lazım" dedi.

Marchionne, 2004 yılında genel müdür olduğundan bu yana İtalya'daki otomobil fabrikalarının örgütlenmesinde değişiklikler yapıyor.

Fiat'ın en üst düzey yetkilisi Sicilya'daki Termini Imerese fabrikasını kapatmak için uzun bir uğraş verdi ve sendikaların muhalefetine rağmen riğer fabrikalardaki çalışma koşulları değiştirildi.

Fakat şirket hala İtalya'daki Fiat fabrikalarının yüzde 50 kapasite ile çalıştığını, oysa ABD ve Polonya'daki üretimin tam kapasite olduğunu söylüyor.

BBC

100 bin aracını çağırmaya hazırlanıyor



Alman otomobil üreticisi Porsche, dünya genelinde yaklaşık 100 bin aracını geri çağıracak.

Şirket yetkililerince yapılan açıklamada, aydınlatma sisteminde bulunan teknik bir sorun nedeniyle dünya genelinde yaklaşık 100 bin adet Cayenne model aracın geri çağrılacağı belirtildi.

Açıklamada, geri çağırmalardan 2010 yılı ortalarından bu yana üretilen araçların etkileneceği ifade edilerek, araçlar üzerinde yapılacak onarımın yaklaşık 45 dakika süreceği ve ücretsiz yapılacağı kaydedildi.

AA

Özer: Türkiye yerli otomobilini yapar


Özer AA muhabirine yaptığı açıklamada, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'ın yerli otomobil konusuna çok önem verdiğini belirterek, ''2023 yılında yani Cumhuriyetin 100. yılında ülkenin belli hedefleri var. Şimdi ihracatı 500 milyara çıkarmak, Türkiye'yi en büyük 10 ekonomi arasına getirmek gibi. Ben kişisel olarak yerli otomobilin başarılacağına inanıyorum'' dedi.

Özer, Türkiye'nin 2023 hedefleri kapsamında ciddi hedefler edindiğine dikkati çekerek, otomotiv sektöründe 75 milyar dolar ihracat hedefinin çok önemli olduğunu anlattı.

Bunun için otomotiv ihracatının 3 katına çıkarılması gerektiğine işaret eden Özer, ''Bunu yeni yatırım olmadan yapmak biraz zor. Ama genel olarak bu hedeflerin tutturulacağına inanıyorum. Böyle bir ekonomi içinde Türkiye'nin bir otomobil markası olması gayet doğal. Bu olamayacak bir şey de değil'' diye konuştu.

Özer, otomobil üretiminin zor bir uğraş olmadığını ancak ''Yüzde 100 yerli olsun'' anlayışının üretim konusunu zorlaştırdığını ifade etti.

Türkiye'nin bazı otomobil parçalarını ithal etmek zorunda olduğunu anlatan Özer, şöyle devam etti:

''Yani otomobil üretmek aşırı zor bir iş değil. Sadece yorgunu yokuşa sürmemek lazım. Yüzde 100 yerli olsun gibi şeyler biraz zor. Japonya otomotivin merkezi olmasına rağmen orada üretilen yüzde yüz Japon mudur, hiç alakası yok. Önemli olan markanın Türk olmasıdır. Markanın, şirketin, hatta ortakların Türk olması önemli. Ondan sonra bazı parçaları değişik yerlerden getirip yaparsınız. Her şeyin Türkiye'de bulamazsınız ki.''

Özer, yerli otomobil konusuna sıcak baktığını belirterek kendi üretimlerinin büyük çoğunluğunun da yerli olduğunu savundu.

Toyota Verso'nun son derece yerli olduğunu ifade eden Özer, ''Otomobil konusunda yüzde 69 pazarın ithal olması hoş bir durum değil. Şu anda bizim ürettiğimiz Verso modelinin hacmi olarak yüzde 86'sı yerli. Burada mesela motoru Polonya'dan getiriyoruz. Onu mecburen ithal etmek zorundayız. Ama onun dışında parasal olarak ta yüzde 54 civarında yerli. Bu arabanın çoğunluğu yerli yani'' ifadesini kulandı.

-''Model çeşitliliğini artırmak çok önemli''-

Yerli otomobil üretimi konusunda model çeşitliliğinin olmasının önemine dikkati çeken Özer, bu şekilde üretilen otomobillerin rahatlıkla satılacağını dile getirdi.

Özer, otomobilin pazarlamasının üretiminden daha önemli olduğuna vurgu yaparak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Burada en düşündürücü konu, üretim değil pazarlamadır. Yeni bir marka kurup onun dağıtımını yapıp, toplum da bunun kabulünü sağlayıp bunu satabilmek. Yani kaliteli bir araç üretip bunu pazarlamak lazım. Yerli otomobilde model çeşitliliğini artırmak çok önemli. Yani şimdi bir tane araba ürettik. Eskiden Anadol üretip satıyorduk çünkü seçenek yoktu. Yani o yüzden herkes alıyordu. Almak zorundaydı yani.''

Geçmiş yıllarda tek tip üretilen araçların satıldığını anlatan Özer, model çeşitliliğinin artmasıyla birlikte insanların tek tip almaktan vazgeçtiğini söyledi.

Özer, Türkiye'de otomotiv sektörünün yüzde 69'unun ithal olduğunu belirterek, ''Bu insanların çeşitliliğe önem verdiğini gösterir. Yani asker mantığıyla tek tip araba koyarsanız, satarsınız ama ona ihtiyacı olanlara satarsınız. Üretimi çeşitlendirirseniz değişik kesimlere de satarsınız. Yani birden fazla modelin olması o yönüyle iyi. Yerli aracı satmak çok kolay. Kapatın gümrükleri herkes almak zorunda. Böyle olunca bütün pazar yerli olur ve marka da üretilir. Ama zorlamayla olur ve bir süre sonra yürümemeye başlar'' dedi.

-''Türkiye'nin ekonomik durumu gayet pozitif''-

Avrupa'da yaşanan ekonomik krizi de değerlendiren Özer, bu krizin geçici olmadığını ve yaşanan sıkıntıların daha da büyüyeceğini aktardı.

Özer, krizin şu anda çok ciddi boyutlara ulaştığına dikkati çekerek, ''Ben bu krizin öyle çok çabuk çözüleceğine inanmıyorum. Tabi bizi de çok etkiliyor. Çünkü biz üretimimizin yüzde 90'ını ihraç ediyoruz. İhraç ettiğimiz ülkelerin yüzde 90'ı da Avrupa. Onun da üretim sayımızda düşüşe etkisi var'' diye konuştu.

Yaşanan krizin kendi otomobil satışlarını da etkileyeceğini söyleyen Özer, bu doğrultuda ihracat yaptıkları Avrupa ülkesinin sayısını artırmaya amaçladıklarını ifade etti.

Özer, bu şekilde krizden fayda sağlanabileceğine dikkat çekerek, ''İhracat yaptığımız bölgeleri genişletmeye çalışıyoruz. Böylelikle Avrupa'daki küçülmeyi yeni pazarlarla şirketimize yeni pazar olarak yansıtma gayretindeyiz. Avrupa'daki kriz kısa süreli değil. Avrupa önümüzdeki dönemde zorlanmaya devam edecek. Çünkü bir ülkede katma değer yaratmıyorsanız. İnsanlarınız çok çalışmıyorsa sorun yaşarsınız'' ifadesini kullandı.

Türkiye'de ise ekonominin iyi yönde ilerlediğini vurgulayan Özer, büyüme hedefinin gerçekleşeceğini dile getirdi.

Özer, Türk insanının çalışkanlığıyla bunu hak ettiğini belirterek, konuşmasını şu şekilde tamamladı:

''Türkiye'nin ekonomik durumu gayet pozitif. Çünkü Türkiye sadece Avrupa'ya bağımlı olmaktan, yüzünü sadece o tarafa dönmekten kurtuldu. Dünyadaki diğer ülkelerin varlığından da haberdar oldu. İşte Orta Doğu, Orta Asya, Afrika, Rusya, Uzak Doğu, her tarafta Türk insanı yeni iş yapmak için çalışıyor. Ben insanımızın isteği ve çalışkanlığına çok inanıyorum. Türkiye'nin Avrupa karşısında başarılı olması hiç sürpriz değil. Çünkü insanımız çalışkan.''
AA

Volkswagen 2011 kârını katladı



Volkswagen, geçen yıl 15,4 milyar avro net kar etti

Avrupa'nın en büyük otomobil üreticisi Volkswagen, geçen yıl net karını bir önceki yıla göre iki kattan fazla artırarak 15,4 milyar avroya yükseltti. Şirket, 2010 yılında 6,84 milyar avro kar elde etmişti.

Şirket yetkililerince yapılan açıklamaya göre, Volkswagen'ın operasyonel karı geçen yıl yıllık bazda yüzde 57,8 artarak 11,3 milyar avroya, geliri de yüzde 25,6 artarak 159,3 milyar avroya ulaştı.

Şirketin geliri, 2010 yılında 126,9 milyar avro düzeyindeydi.

Volkswagen'ın araç satışları da geçen yıl önceki yıla göre yüzde 14,7 artarak yaklaşık 8,27 milyona ulaştı. Şirket, 2010'da 7,2 milyon araç satmıştı.

Şirketin kesin sonuçlarını 12 Mart'ta açıklaması bekleniyor.

AA

Türkiye'de traktör üretimi rekor kırdı



Türk Tarım Alet ve Makinaları İmalatçıları Birliği (TARMAKBİR) verilerinden derlenen bilgiye göre, 2010 yılında 40 bin 178 adet olan traktör üretimi 2011 yılını 62 bin 750 adet ile tamamladı.

En son 1998 yılında 61 bin 868 adet olan üretim, daha sonraki süreçte azalma eğilimine girmiş, krizin de etkisiyle 2002 yılında 10 bin 840 seviyesine gerilemişti.

Traktör üretimi 2003'te 29 bin 761 adet, 2004 yılında 42 bin 511 adet, 2005 yılında 41 bin 502 adet, 2006 yılında 44 bin 386 adet, 2007 yılında 37 bin 623 adet, 2008 yılında 28 bin 751 adet düzeyinde gerçekleşmiş, 2009 yılında da 17 bin 762 adet seviyesine düşmüştü.

Traktör ihracatı ise 2011 yılında 9 bin 790 adetten 10 bin 413 adete çıktı. Traktör ihracatından sağlanan gelir de yüzde 11,4 artışla 191,1 milyon dolardan 212,8 milyon dolara yükseldi.

İhraç edilen traktörlerin yüzde 81'ini 59-75 Kw gücündeki traktörler oluştururken, ortalama traktör ihracat birim fiyatı da 20 bin 426 dolar olarak gerçekleşti. Traktör ihracatında ilk sırayı yüzde 33'lük payla ABD alırken, bunu yüzde 9 ile Irak, yüzde 7 ile İtalya yüzde 6 ile Fas ve yüzde 4'lük pay ile de Avustralya izledi.

İthalattaki artış

2011 yılında iç pazardaki canlanmaya paralel olarak, traktör ithalatındaki yüksek artış dikkati çekti. Buna göre 2008'de 5 bin 409 adet, 2009'da 3 bin 797 adet, 2010 yılında da 8 bin 883 adet olan traktör ithalatı, 2011 yılında 14 bin 937 adete ulaştı.

Bunun karşılığında da geçen yıl traktör ithalatı için ödenen döviz de yüzde 72,5'lik bir artışla 197,8 milyon dolardan 341,3 milyon dolara çıkarken, ortalama traktör ithalat birim fiyatı 22 bin 829 dolar oldu. Traktör ithalatında ilk sırayı yüzde 26'lık pay ile Hindistan alırken, bunu yüzde 19'luk pay ile İtalya, yüzde 13 ile Fransa, yüzde 12'lik pay ile de Almanya takip etti.

''Bu kadar talep beklenmiyordu, üretim kapasiteleri doldu'

TARMAK BİR Genel Sekreteri Selami İleri, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, traktör üretiminde 1998 yılının ardından uzun yılların rekorununu kırıldığını belirtirken, üretim artışının iç pazardaki canlılıktan kaynaklandığını söyledi.

Traktöre olan talebin artacağını öngördüklerini ama bu kadar talep beklenmediğini, üretim kapasitelerin dolduğunu anlatan İleri, şunları kaydetti:

''Daha fazla traktör üretilseydi iç pazarda hatta dış pazarda daha çok satış imkanı olurdu. Fabrikaların üretim kapasite kullanım oranları yüzde 100'e ulaştı. Traktör imalat sanayi, otomotiv ve makina sanayi sektörleri gibi yan sanayiye bağlı, yurt içinden tedarik edilenlerin yanı sıra bazı kritik parçalar yurt dışından temin ediliyor.

Geçen sene iklimsel faktörlerin de etkisiyle tarım ürünlerinde yüksek bir rekolte sağlandı. Ayrıca yüzde 50 sübvansiyonlu tarımsal mekanizasyon kredileri ve yüzde 50 oranında hibe verilen devlet destekleri söz konusu oldu. Özellikle kırsal kalkınma makina ekipman desteği, tarım sektöründe büyük bir ilgi gördü.

Bu şekilde verilen yaklaşık 300 milyon lira hibe desteği sayesinde, çiftçilerimiz hem teknolojik tarımsal mekanizasyon araçlarına sahip oldu hem de traktörünü yenilemek için harcayacağı paradan tasarruf sağlamış oldu.

Ayrıca hayvancılık sektörüne verilen ilave destekler ve basınçlı sulama sistemlerinde faizsiz zirai krediler büyük ilgi gördü. Yüksek rekolte ve devlet destekleri bir araya gelince, tarım ve tarımsal mekanizasyon sektöründe 2011 yılı oldukça iyi geçmiş oldu.''

Traktör aynı zamanda prestij simgesi

Bu yılın ocak ayında da üretim rakamlarının beklenenden yüksek olduğuna dikkati çeken İleri, bununla birlikte 2012 yılı üretimi ve iç pazar için bir tahminde bulunmanın zor olduğunu söyledi.

Genel olarak yüksek seviyede geçen bir sezondan sonra düşüş beklendiğine işaret eden İleri, tarım sektöründe dolayısıyla tarımsal mekanizasyon sektöründe uzun vadeli bir planlamanın yapılamadığını kaydetti.

İleri, Türk çiftçisi için traktörün sadece tarımda kullanılan bir araç olmadığını, aynı zamanda bir prestij simgesi ve çok fonksiyonlu bir ulaşım ve taşıma aracı olduğunu ifade etti.

''İthalat artışını frenleyecek mekanizmalar çok önemli''

Tarımsal mekanizasyon araçlarında desteklerin iyi gittiğini ancak desteklenecek makinanın belirlenmesinde daha fazla kurumlar arası işbirliğine gitmenin önemini vurgulayan İleri, son teknoloji makinaların daha fazla desteklenmesi gerektiğini ifade etti.

Sektördeki ithalat artışına da dikkati çeken İleri, ''Bunu frenleyecek ve dengeleyecek mekanizmaların oluşturulması çok önemli, dış ticaret açığımız geçtiğimiz sene rekor kırdı'' dedi.

Ekipman ithalatı içinde biçerdöver başta olmak üzere hasat makinaları ithalatının yaklaşık yüzde 60'lık pay oluşturduğunu belirten İleri, uluslararası markaların Türkiye'de imalatını, bölgesel manada üretim üssü olmasını teşvik edecek modellerin öngörülmesi gerektiğini, ayrıca yerli malını teşvik edici düzenlemeler yapılabileceğini sözlerine ekledi.
AA

Ferrari tüm zamanların rekorunu kırdı



İtalyan üretici, 2010 yılına göre satışlarını yüzde 9.5 artırarak geçen yıl 7 bin 195 otomobili müşterilerine teslim etti. Marka, California, 458 Italia ve FF modelleriyle mücadele ettiği 2011 yılında, ticari kârını 312 milyon euroya yükseltti. Bir başka değişle marka, sattığı her araçtan 43 bin 333 euro (yaklaşık 100 bin lira) kâr elde etmiş oldu.

Fiyat ortalaması 720 bin lira

Ferrari'nin geçen yılki cirosu da yüzde 17.3 artışla 2.25 milyar euroya ulaştı. Bu rakama göre markanın satış fiyatı ortalaması 312 bin 500 euro (yaklaşık 720 bin lira) olarak gerçekleşti. Dünya çapında 58 ülkede faaliyet gösteren markanın gelirlerinin aynı zamanda ilk defa 2 milyar euro eşiğini geçtiği kaydedildi. İtalyan lüks spor otomobil üreticisi, geçen yıl Ar-Ge'ye 270 milyon euro yatırım yaptı.

Çin Almanya'yı solladı

ABD pazarında yüzde 8 büyüme ile 1958 araç teslimatı yaparak bir başka rekora imza atan Ferrari, geçtiğimiz yıl en büyük ikinci pazarı haline gelen Çin'de ise yüzde 60'ı aşan büyüme ile 777 adet araç satışı gerçekleştirdi. Almanya'da 705 adet, İngiltere'de ise 574 adet araç satışı gibi sonuçlar, ülke performansı açısından dikkat çekerken marka, geçen yıl Türkiye'de 23 araç satmayı başardı.

Bugün

Olay Haberler

olayhaberler.com

Diğer Haberler

Spor

Copyright © 2012. Fiber Haber - All Rights Reserved. Blogger tarafından desteklenmektedir.
 
Copyright © 2012. Fiber Haber - Tüm Hakları Saklıdır
Powered by Blogger | Sitemap | Ping | Olay Haber | Spor